Anne Sütünü Arttırmak

Author: annelere özel  |  Category: Bebek Beslenmesi, Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel

close up view of a baby (6-12 months) breastfeeding

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu anne sütünü arttırmak için günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketilmesini tavsiye etmekte. Ayrıca günde iki öğün yemeklerden önce dereotu da tüketmenin de anne sütünü arttırdığını söylemekte. Saraçoğlu’na göre anne sütünü arttırıcı bir diğer kür ise kuru incir suyu. Yarım litre suya konulan 8-9 adet kuru incir haşlandıktan sonra suyu günde iki kere tüketilir. Saraçoğlu ayrıca bu kürlerin bir hafta süreyle uygulanması gerektiğini ve birden fazla kürün aynı anda uygulanmaması gerektiğini belirtmektedir.

Uzmanlar bolca içilen rezene ve ısıtgan çayının da anne sütünü arttırıcı etkisi olduğunu söylemektedir. Yeşil sebzeler (roka, ıspanaki brokoli vs.), yeşil mercimek ve dut pestili de süt arttırıcı etkiye sahiptir. Anne sütünü en çok arttıranın alkolsüz bira (malt içeceği) olduğu da belirtilmektedir.

Uzmanlar tüm bu belirtilenler dışında günde 3 litre su içilmesini de şiddetle önermektedir.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Diş Fırçalama Alışkanlığı Kazandırmak

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel

Low angle portrait of a boy brushing his teeth with foam spilling out of his mouth

Birçok alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazandırılan bir alışkanlıktır. İleriki yaşlarda çocuğunuzun dişlerini yeterince fırçalamadığından yakınmak istemiyorsanız ona bu alışkanlığı erken yaşlarda kazandırmalısınız. Çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretirken bazı noktalara da dikkat etmenizi öneririz.

Bebeğinizin ilk süt dişleri çıkmaya başladıktan sonra temiz bir bezle temizlemeya başlayabilirsiniz.

Dişlerin ara yüzeyleri ile çiğneyici yüzeylerinin iyi temizlenmesi gerektiği için özellikle erken yaşlarda diş fırçalama anne babanın kontrolünde olmalı.

Çocuğunuz dişlerini fırçalarken siz de kendi fırçanızla kendi dişlerinizi fırçalayın. Çocuğunuz bu durumda sizi model alacaktır.

Kendisinin de dişlerini fırçalamasına müsade edin sonra siz onunkileri, o da sizinkileri fırçalasın.

Çocuğunuzun ağzına uygun büyüklükte ve yumuşak kılları olan fırçaları tercih edilmeli. Sert kıllı fırçalar dişleri aşındırır.

Günde 2 defa gece yatmadan önce ve sabah kahvaltısından sonra fırçalamak yeterli olacaktır.

2.5-3 yaşından önce yutma riskine karşı macun kullanılmaması tavsiye edilir, ya da kullanılacak macun çok az mitarda olmalıdır.

Çocuğunuz dişlerini fırçaladıktan sonra aynada dişlerini görmesini sağlayın ve dişlerinin ne kadar parlak beyaz ve güzel olduğundan bahsedin.

Ona diş fırçalama alışkanlığı ile ilgili resimli hikaye kitapları okuyabilir, diş fırçalamanın önemini ona oyunlarla anlatabilirsiniz.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Bebeğim Ağlıyor, Ne Yapmalıyım?

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel

high angle close up of a crying baby

Bebeğiniz karnınızdayken herşey çok rahattı..Hem sizin için hem onun için…Ama artık o kucağınızda ve ikiniz için de çok da kolay olmayan bir süreç başlamış durumda. Artık bebeğiniz hiç bitmek bilmeyen ihtiyaçları sebebiyle kendini hep ağlayarak ifade ederken siz de onun bu ihtiyaçlarını gidermek için elinizden gelen herşeyi yapmaya çalışacaksınız. Ve şu soruyu çok sık soracaksınız: Bebeğim neden ağlıyor?

En önemli soru bebeğinizin herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı…Bunun için onun ateşini ölçmelisiniz. Parmaklarının ve dudaklarının pembe olup olmadığına bakmalısınız. Vücudunda herhangi bir döküntü, kızarıklık olup olmadığını da kontrol edin.

Bebeğinizin karnı aç olabilir mi? Ona en son ne zaman süt ya da mama verdiğinizi düşünün.

Belki de gazı vardır. Onu besledikten hemen sonra yatırmayın. Gazını çıkartması için ona masaj yapın, onu kucağınızda bir süre gezdirin.

Bebeğinizin bulunduğu ortamın çok sıcak ya da çok soğuk olması da onu ağlatan bir neden olabilir. Bebekler için ideal ortam sıcaklığı 22-24 derecedir.  Bebeğinizi bu ortam ısısına uygun giydirin. Onu terlemesine sebep olacak şekilde sarıp sarmalamayın.

Bebeğinizin altının kuru olduğundan emin olmalısınız. Bebeğinize kullandığınız bezlerin kilosuna uygun olmasına dikkat edin. Bebeğinizin hassas olan cildini sıkmadığından emin olun.

Belki de bebeğinizin uykusu gelmiştir ve uyumak için size ihtiyaç duyuyordur. Bu durumda onunla beraber yatabilir ya da onu kucağınızda sallayabilirsiniz. Banyo yaptırmak da bebeğinizi rahatlatıp uykuya dalmasını kolaylaştırır.

Bebeğiniz diş çıkarıyor olabilir. Bu durumlarda bebekler çok huzursuz ve sinirli olurlar. Onu sakinleştirici bir müzik ile rahatlatmaya çalışın.  Buzdolabından çıkmış diş kaşıyıcı ve havuç gibi sert ve serin cisimler de bebeğinizin dişlerini kaşıyıp rahatlatmasını sağlar.

Ya da bebeğiniz sürekli yatmaktan ya da oturmaktan sıkılmış olabilir. Bu durumda onu kucağınıza alıp biraz gezdirin. Pencereden dışarı baktırın, onunla yumuşak bir ses tonuyla konuşun, ona onu ne kadar sevdiğinizi anlatın. Bebeğinizi dışarı çıkarıp bebek arabasında gezdirin. Açık hava da onu sakinleştirecektir.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Gebeliğe Hazrlık – 5 / Vücut Ağırlığı ve Egzersiz

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Hamilelik, Sağlık ve Güzellik

Hamile kalmayı planlarken vücudunuzu buna hazır hale getirmeniz gerekir. Hamile kaldığınız kilo yada spor alışkanlığınız hamileliğinizin daha sağlıklı ve rahat geçmesinde olumlu rol oynar. Bu yazımızda bu konularda bilinmesi gerekenleri inceleyeceğiz.

hamilelikte kilo

Vücut Ağırlığı

Hamile kalmadan evvel ideal kilonuzun altında yada üzerinde olmanız bebeğinizin ve sizin sağlığınızı etkileyecektir. Peki bu ideal kilo nedir nasıl bulunabilir? Bunun için sağdaki sütunlarda yer alan ideal kilo hesaplayıcısından faydalanabilirsiniz.

Kilonuzun hesapladığınız ideal vücut ağırlığınızın %10 undan düşük olması durumunda zayıf kabul edilirsiniz. Zayıf olmak pek çok bayan için bir hedef olsa da hamilelik söz konusu olduğunda bu konuda daha hassas olmakta fayda var. Zayıf kadınlarda hamilelikte beslenme problemleri, vitamin ve mineral eksiklikleri gözlemlenebilir. Zayıf kabul edilen anne adaylarının sağlıklı ve kontrollü bir şekilde kilo almaları ve gebeliğe yönelik vitamin takviyesine başlamaları gerekmektedir. Bu konuda sizi takip eden doktorunuz size özel en iyi tavsiyeleri verecektir.

Günümüzde formunu korumak için zayıf hamile kalma ve hamileliğinde az kilo almayı tercih eden kimi ünlüler bu konuda aslında büyük bir risk almaktadır. Bu tür zayıf hamileliklerde erken doğum ve bebeğin düşük kiloda doğması ihtimali normalden yüksektir.Ayrıca bu bebeklerde gelişme geriliği görülebilir.

Hamileliğe zayıf başlanması ve ilk üç ayda hızla kilo alınması bebeğin ilerideki kilosunu etkileyeceğinden dolayı sakıncalıdır.

Az kilonun yanında elbette fazla kilo ile hamile kalmanın da size kimi sağlık sorunları yaşatacağını unutmamanız gerekir. İdeal kilonuzun %20 fazla kiloda iseniz bunu fazla kilolu kabul etmekte yarar var. Fazla kilolu iseniz bu fazlalığı gebeliğe hazırlık sürecinde vermelisiniz. Hamilelikte fazla kilolardan kurtulmak için bir diyet yapmak tavsiye edilen bir şey değildir. Bu dönemde yapılacak bir zayıflama çabası sizi ve bebeğinizi etkileyebilecek yetersi beslenme sorunları ile sonuçlanabilir. Bu beslenememe sorunları bebeğinizin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.

Fazla kilo ile doğum yapılması durumunda yüksek tansiyon, diyabet, pıhtılaşma bozuklukları ve kalp sorunlarıyla karşılaşılma olasılığı normalden bir miktar yüksektir. Hamileliğe hazırlık döneminde aşrı kilolardan kurtulmak için yağsız ve lifli gıdalar tercih edilmeli ve düzenli bir egzersiz uygulanmalıdır. Haftada bir kilo vermek sağlıklı bir zayıflama için uygundur. Daha hızlı bir kilo kaybını sağlayan diyetlerin gebe kalma şansınızı azaltacağını ve hamile kaldığınızda ihtiyaç duyacağınız besin depolarınızı azaltacağını unutmamalısınız.

Hamile kalan bayanlarda iki kişilik yemeliyim şeklinde bir düşünce belirir. Aslında tek kişilik yemek ancak kalori alımını yükseltmek daha uygun olacaktır.

hamilelikte egzersiz

Egzersiz

Egzersiz özellikle gebeliğe hazırlanan bir bayan için yoğunluğu ve ağırlığı önemle belirlenmesi gereken bir faaliyettir. Gebelik öncesini ve sonrasını ayıracak şekilde egzersiz programları belirlenmelidir.

Doğru yapılan bir egzersiz gebelik ile değişime uğrayacak olan vücudun bu değişime uyum sağlamasına yardımcı olur. Bebeğin beslenmesi ve annenin gebeliğin ilerlemesi ile artan iş yükünün altından kalkılabilmesi için düzenli bir şekilde egzersiz yapılmalıdır.

Gebelik döneminde de gebeliğe hazırlık döneminde olduğu gibi egzersizlere devam edilmelidir. Ancak uygulanan program her safha için ayrıca belirlenmeli bu konuda profesyonel bir yardım alınmalıdır. Gebelik döneminde vücut ısısını arttıran ve düşme tehlikesi olan riskli sporlardan kaçınmak gerekir. Gebeliğe hazırlık döneminden itibaren uyguladığınız egzersizin süresini zamanla kısaltmanız gerekir. Ayrıca tüm dönemlerde 140 nabız yaptığınız sporlarda geçmemeniz gereken sınırdır. Spor sonrası sıcak duş yapmak ve saunaya girmek de tavsiye edilmez.

Egzersiz tüm anne adayları için tavsiye edilen bir şey değildir;kalp hastası, tekrarlayan düşük geçmişi , erken doğum yaşamış, anormal kanaması ve rahim ağzı yetmezliği olan kadınlar egzersizden kaçınmalıdırlar. Diyabet, tiroid bezi hastalığı, anemi yada yüksek tansiyon hastası olan gebeler egzersizlerini doktor kontrolünde yapmalıdırlar.


Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Gebeliğe Hazırlık – 4 / Doğru Beslenme

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Hamilelik

Gebeliğe hazırlıkla ilgili şu ana kadar yazdıklarımız neler yapmamamız gerektiği ile ilgili idi. Sanırız biraz da neler yapmamız gerektiği ile ilgili olarak yazmamızın zamanı geldi.

hamilelikte beslenme

Sağlıklı Beslenme

Dengeli ve sağlıklı beslenmesi yumurta ve sperm kalitesini dolayısıyla döllenmeyi etkiler. Bundan dolayı gebe kalmaya niyetlendiğiniz andan itibaren beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirip sağlıklı bir hale getirmelisiniz.

Gebeliğe hazırlık döneminden itibaren dengeli bir şekilde günde üç öğün beslenmek gerekir. Bu dönemde folik asit , kalsiyum ve demir yeterli miktarda vücuda alınmalıdır. Bunun için beslenmeniz yeterli olmaz ise doktorunuz sizi takviye ilaçlara yönlendirebilir.

Beslenmede taze sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Bu besinlerin beklemesi besin değerlerini azaltacaktır. Etlerin de pişirilir pişirilmez yenmesi tavsiye edilir.  Sebzeleri pişirme yöntemi olarak haşlamak yerine buharda pişirmek önerilmektedir.  Hiç et yemeyen yada eti daha az tercih eden gebeler ve gebe olmaya hazırlananlar protein, kalsiyum ve demir bakımından zayıf düşerler. Bu tür durumlarda takviye şarttır. Doğru bir takviye için vejetaryen anne adayları muhakkak doktorlarına bu konu ile ilgili danışmalıdırlar.

gebelikte beslenme

Vitamin ve mineraller ile ilgili bilinmesi gerekenler:

  • A, D, E vitaminleri yüksek dozda alındıklarında gelişmekte olan bebeğe zarar verebilirler. Gebelik ve gebe kalma sürecinden önce kullanılan vitaminler hakkında muhakkak doktorunuzu bilgilendiriniz
  • Sağlıklı gebelik için folik asit en önemli vitamindir. Döllenme ile bebeğin sinir sisteminin gelişiminde rol oynar. Dolayısıyla hamile kalmadan önceki üç ay folik asit hapı takviyesi önerilir. Folik asit  yeşil yapraklı sebzeler diye nitelediğimiz besinlerde ayrıca narenciyede, badem ve baklagillerde bulunur.
  • Pek çok kadında olan demir eksikliği gebelikte kansızlığa(anemi)  sebep olabilir. Demir eksikliği için besinlere ilave takviye gerekecektir.
  • Kemik, diş ve gözdeki retina hücrelerinin gelişimi için gerekli olan A vitamini genelde tüketilen besinlerden yeterince alınabilir.
  • Kemik gelişimi için gerekli D vitamini için süt ürünleri ve balık tüketilmelidir. Ayrıca düzenli bir şekilde güneşe çıkılmalıdır.
  • E vitamini iyi bir antioksidandır. Ancak gebelikte tüketimi için doktora danışmanız önerilir. Fazla alınması vücutta gebeliğe zararlı bir şekilde birikmesine sebep olabilir.
  • Vücudun bir çok işlevinde yardımcı olan C vitamini genellikle gıdalardan yeterince alınabildiği için takviyeye gerek yoktur.
  • B vitamini vücutta ihtiyaç duyulan pek çok vitaminin adıdır. B6 vitamini eksikliği en çok hissedilen vitamindir. Bu eksikliği giderebilmek için lifli gıdalar, tahıl ürünleri, süt, yumurta ve yeşil sebzeler tüketilmelidir. B1 vitamini gebelik döneminde takviyeye ihtiyaç duyulan bir diğer vitamindir. Takviye için doktorunuzun önerdiği takviye programını uygulamanız önerilir.

Her türlü vitaminin fazlasının ciddi zararlara yol açabileceğini belirtmekte fayda var. En sağlıklı beslenme yöntemi her türlü besini yeterli derecede tüketmektir. İhtiyaç olmadığı halde bir besinden fazla tüketmek faydasız yada zararlı olabilir.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Gebeliğe Hazırlık – 3 / Diğer Zararlılar

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Hamilelik

Günümüzde sağlıklı bir yaşam ve dolayısıyla sağlıklı bir hamilelik pek çok şeye dikkat etmeyi gerektiriyor. Farkında olduğumuz zararlı alışkanlıkların yanında zararlı olduğunu bilmediğimiz pek çok ürünün de içeriğininden haberdar olmamız ve dikkatli bir yaşam sürmemiz gerekiyor. Alışkanlıklarımızı daima gözden geçirmemiz ve zararlı gördüklerimizi yaşamımızdan uzaklaştırmamız  çok önemli.

Alkol ve sigara gibi zararları ortada olan maddelerin dışında da kimi maddeler gebeliğe hazırlanma ve gebelik dönemine olumsuz etkiler.

hamilelerde kafein

Kafein

Kahve, çay ve kola gibi içeceklerde bulunan kafein maddesinin çok tüketildiği hamileliklerde kusurlu gebeliklerde gözle görülür bir artış gözlenmektedir. Kafeinin vücuttan atılması hamileliklerde daha da uzar. Dolayısıyla bu maddenin  zararı aynı oranda artmaktadır. Gebelik öncesinde bu maddenin tüketimini azaltmak önemlidir. Kafein bağımılık yaratan bir madde olduğundan dolayı bu maddenin azaltılması aslında yaşam tarzında bir değişiklik manasına gelir. Gebelikte en az seviyeye indirecek şekilde kademeli bir şekilde azaltılması daha kolay bir yöntem olacaktır.

Kimi bağımlılar için kafeinsiz ürün kullanmak akla ilk gelen çıkar yol gibi gözüksede yapılan araştırmalar bu konuda tadımızı kaçırıcı bazı bilgiler vermektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan bu deneylerde kafeinsiz kahvenin yavru gelişimini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Buna yol açan etken maddelerin kafeinden arındırma sürecinde kullanılan maddeler olduğu düşünülmektedir.

Suni Tatlandırıcılar

Aspartam ve diğer yapay tatlandırıcılar bir çok  diyet gıda ürünleri ile birlikte yaygın olarak tüketilmektedir. Gebelikte bu tür maddelerin kullanımının zararları ile ilgili çok fazla çalışma yoktur.  Etkileri yeterince bilinmeyen bu maddelerin tüketilmesinin de mümkün olduğunca azaltılması gerekir. Özellikle hamilelikte kilolarından dolayı sıkıntı yaşayan anne adayları diyet yaparken bu konuda hassas davranmalıdır.

Suni tatlandırıcılara hassas kimi bünyelerin (fenilketonüri-FKU- hastaları) gebeliklerinde bu hassasiyet göz önünde bulundurulmaz ise bu maddeler vücut tarafından sindirilirken dönüştükleri kimi maddeler bebeğe  zarar verebilmektedir. Bu zarar ağır zihinsel gerilik olarak ortaya çıkabilir.

Katkı Maddeleri

Özellikle hazır gıda ürünlerinde besinlerin tazeliğini korumalarını sağlayan katkı maddeleri kullanılır. Gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde vücutta bu maddelerin birikimini önlemek gerekir.  Sebze ve meyvalarin büyümesi esnasında kullanılan böcek ilaçlarını ve gübrelerin içerdiği kimyasalları gidermek için bol su ile yıkanmaları gerekir. Bu konu zaman zaman unutulan ama önemle üzerinde durulması gereken bir şeydir.

gebeliğe hazırlık

GDO lu Ürünler

GDO lu ürünler yakın zamanda çok tartışılan ve tartışılmaya daha uzun zaman devam edilecek olan kendi başına bir konu başlığı aslında.Pek çok makalede bu ürünlerin bırakın gebeliği, herhangi bir insanın dahi sağlığına vereceği zararlar anlatılmakla bitmiyor. Gebelikde de bebeklerin düşürülmesine dahi sebep olabileceğinden bahsedenler var. Buna karşın bu ürünlerin savunucusu kimi kesimler de bunların böyle büyük zararları olmadığını iddia ediyor.

Bu konuda bizim tavsiyemiz; genetiği ile oynanmış ürünleri hayatımızdan tamamen uzaklaştırmamız yönünde. Kendinizi ve bebeğinizi boş yere risk altına almanıza gerek var mı? Tabi bu ürünlerden uzak durmamız için bu ürünleri tespit edebiliyor olmamız gerekiyor. Bu da ayrı bir araştırma konusu elbette.

Meyva ve sebzeleri mevsiminde yemek gdo lu ürünlerden korumasa bile kimi diğer zararlı hormonlardan koruyabilir. Tabi kış vakti karpuz aşeren bir anne adayına ne denilebilir ki :)

Kimi doğal bitki çaylarının da gebelikte zararlı etkileri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bunlardan da gebelik süresince uzak durmamız yada bunlardan hangilerinin bize zararlı olabileceğini doktorunuza danışmanızda fayda var.

Günümüzde hamile bir bayan için ne kadar da çok dikkat edilmesi gereken konu var değil mi? Acaba 500 yıl önceki gebelerin beslenme le ilgili bu kadar sorunları var mıydı?

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Gebeliğe Hazırlık – 2 / Alkol Kullanımı

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Hamilelik

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi sigara gebelik ihtimalini azaltan ve bebeğin sağlıksız olmasına neden olan bir etkendir. Pasif içiciliğin de sigara kullanmak gibi zararları olduğu ve gebeliği olumsuz olarak etkilediği bilinen bir gerçekdir. Sigaraya dolaylı yollardan maruz kalan annelerin bebeklerinde doğum ağırlığı düşük olarak takip edilmektedir. Bundan dolayı gebeliğe hazırlanan yada gebe olan bir bayanın öncelikle ortamını gözden geçirmesi, eşlerin de bu konuda anne adaylarına destek olmaları ve eğer içiyorlarsa sigaraya bir süre ara vermelerigerekmektedir.

Hamilelikte Alkol Kullanımı

Alkol Kullanımı

Gebeliği etkileyen bir diğer önemli husus da alkol kullanımıdır. Vücudu gebelik öncesinde ve  gebelik esnasında  alkol kullanımından kaçınılması gerekir. Alkolün gebeliğe etkisi bebeklerde doğumsal anomali olarak görülmektedir. Alkol kullanımı esnasında alkolü az miktarda, sulandırarak yada yiyeceklerle alarak etkilerini hafifletmeye çalışsanız bile vücuda giren alkol bebeğe de ulaşır.

Hamilelikte alkol kullanımının gebeliğe önemli etkileri aşağıdaki gibidir:

  • Düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği gözlenebilir.
  • Yüz ve kulak deformasyonları-yarık damak  ve yarık dudak gibi-ile karşılaşılabilir.
  • Sinir sistemi fonksiyon bozukluğu  veya  zeka geriliği gözlenebilir.
  • Diş gelişiminde problemler yaşanabilir.
  • İskelet sistemine ait bozukluklar görülebilir.
  • Kalp, karaciğer ve üreme sisteminde sorunlar yaşanabilir.
  • İleri yaşlarda davraniş bozukluğu, hiperaktivite gözlenebilir.

Özellikle fazla miktarda alkol tüketen bayanların gebe kalmadan evvel alkol kullanmayı bırakması çok önemlidir. Bu konuda bilimsel otoriteler herhangi bir miktarı zararsız olarak tanılamamışlardır.

Gebelik ihtimalini arttırmak için adet döneminin ikinci yarısından itibararen alkol kullanımını kesmek gerekir.

Küçük keyifler için büyük üzüntüler yaşamaya gerek var mı sizce? Elbette alkol bağımlılığı olan bir insan için durum çok daha zorlu. Ancak eğer dünyaya bir bebek getirmeye karar verdiyseniz onun sorumluluğunu almaya daha o doğmadan başlamak zorundasınız.  Alkol bağımlısı olan bir anne adayı böyle bir durumda kalmaktan dolayı üzüntü yaşamamalı. Onun yerine bağımılığından kurtulması için ona verilmiş bu büyük sorumluluğu ikinci bir şans olarak değerlendirmeli


Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Gebeliğe Hazırlık – 1 / Sigara Kullanımı

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Hamilelik

hamilelik öncesi

Gebelik öncesi dönem, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmeniz için kendinizi fiziksel olarak hazırlamanız gereken bir dönemdir. Bu dönem ayrıca anne ve babanın bebek fikrine ısınabilmeleri ve bu döneme duygusal olarak hazırlanabileleri için iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.

Yumurtanın döllenmesi ile başlayan gebelik, hücrelerin hızla bölünerek çoğaldığı geri dönülmez bir süreçtir. Gebelik ile hücreler farklılaşarak organları oluşturacaktır. Bu süreçte bebeğin sağlıkla gelişebilmesi için gebelik öncesi birkaç ay anne adaylarının dikkat etmesi gereken bazı hususlar olacaktır.

Bu yazı dizisinde gebelik öncesi yapılması gerekenleri derlemeye çalışacağız. Anne baba olmaya karar veren çiftlerin bu yapılması gerekenleri yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri gebelik ihtimalini arttırırken bebeğin de sağlıklı gelişmesini sağlar. Ayrıca bu dönem anne olmak yada baba olmak fikrinin içselleştirilebileceği bir dönemdir. Bu hayat tarzı değişikliği bu yeni fikrin daha iyi kavranabilmesi için bir fırsattır.

Sigara Kullanımı

Gebeliğe hazırlık dönemi sigarayı bırakmak için iyi bir dönemdir. Sigaranın pek çok zararına rağmen kimi annelerin içmeye devam ettiği bir gerçektir. Sigaranın gebelik sürecine ve bebek sağlığına olan zararları sigara kullanan annelerin gözardı ettiği, akıllarına getirmek istemedikleri bir gerçektir.

hamilelikte sigara kullanımı

Sigaranın gebelik sürecine etkileri aşağıdaki gibidir:

  • Sigara içmek gebe kalma olasılığını %25 oranında düşürür. Yumurta kalitesini bozar ve döllenmesini yada rahime tutunmasını zorlaştırır.
  • Nikotin kılcal damarların büzülmesine ve plasentadan geçen oksijen ve besin miktarının azalmasına sebep olur.
  • İhtiyaç duyulan C vitamini seviyesini düşürür
  • Dış gebelik ihtimali artar
  • Düşük yapma ve bebeklerde gelişme geriliği ihtimali artar.
  • Günde 10 sigaranın üzerinde sigara kullanan hamile bayanlarda erken doğum yapma riski %80 artar
  • Gebelikte kullanım bebeklerde akciğer gelişimini olumsuz etkiler ve ileride akciğer hastalıklarına neden olabilir
  • Gebelikte sigara içen bayanların çocuklarında okul döneminde de öğrenme güçlüğü tespit edilmiştir. Buna bebeğin anne karnında maruz kaldığı karbonmonoksit gazı ve bebeğe giden oksijenin azlığının sebeb olduğu düşünülmektedir.

Bununla beraber çoğu kadın anne olacaklarını öğrenir öğrenmez sigaradan soğumaktadır. Dolayısıyla hamilelik bu zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için çok iyi bir fırsattır.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Bebek ve Çocuklarda Kabızlık

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel, Çocuk Psikolojisi

bebek ve çocuklarda kabızlık

Kabızlık pek çok anne baba için gerçek bir kabustur. Çocuklarımızın kabızlık derdini sıradan görmemiz mümkün değildir. Çünkü fiziksel olan kısmının yanında bu rahatsızlığın sebep olduğu kimi ruhsal sorunlar çözümü zorlaştırır.

Kabızlık neticesinde eğer çocuğunuz zorlukla tuvalete çıkmaya başlarsa buna karşı bir tepki geliştirebilir. Geliştirdiği tepki neticesinde daha geç tuvalete çıkmaya başlar ve doğal olarak tuvalete daha sıkıntılı çıkar. Bu kısırdöngü sonucunda çocuğunuzun poposunda yaralar oluşabilir, çocuğunuz huzursuz ve keyifsizleşebilir, hatta kimi uç durumlarda bu sorun çocuğunuzda ruhsal sorunları tetikleyebilir.

Kabızlık sorununun çözümünü öncesi ve sonrası olarak iki safhada incelememiz ve yapılacakları bu şekilde ikiye ayırmamız uygun olacaktır.

Öncesi safhasında bu soruna sebep olabilecek etmenleri ele alacağız. Sonrasında ise giderici çözümler ve zararı azaltıcı tedbirleri ele alacağız.

Kabızlık öncesi safha:

Çocuğunuz düzenli bir şekilde beslenmeli, sindirimi düzensizleştiren abur cubur ürünlerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Sıvı alımına dikkat edilmelidir.

Beslenmede lifli gıdalar eksik bırakılmamalıdır.(Özellikle kayısı, erik,üzüm-bunların kompostosuda güzel ve etlilidir, karpuz, incir;karnıbahar, kereviz, pırasa ve yeşil yapraklı sebzeler.)

Anne sütünden ek gıdalara geçiş döneminde oluşabilecek kabızlık durumlarına karşı hazırlıklı olunmalıdır.

Hazır olmadan, erken bir tuvalet eğitimi çocuğun tepkisine ve bu da kabızlığa sebep olabilir

İnek sütü kimi çocuklarda, kimi dönemlerde kabızlığa sebep olabileceğinden kontrollü bir şekilde tüketilmelidir

Kullanılan ilaçlarının kabızlık tetikleyici etkileri araştırılmalı gerekirse buna uygun tedbirler alınmalıdır.

Hareket azlığından kaçınılmalıdır.

Kabızlık Sonrası Safha:

Kısa süreli kabızlıklarda ilaç vermek için acele etmeyin.

Çocuğunuza bol sıvı verin ve lifli gıdalar tüketmesini sağlayın.

Tuvalette ona karşı sabırlı olun, acele etmesini istemeyin.

Tuvalet öncesi nemlendirici kullanımı kaydırıcı olarak kaka yapmayı kolaylaştırır. (Zeytinyağı da bilimsel olmayan ancak yaygın bir yöntemdir) 

Kimi bitkisel tedaviler için bir uzman görüşüne baş vurulabilir.

Uzun süreli rahatsızlık durumlarında ve içinizde sıkıntı duyduğunuz her durumda doktora başvurulmalıdır.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor

Bebek ve Çocuklarda Ateş

Author: annelere özel  |  Category: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Genel
bebek ve çocuklarda ateş

Bebek ve Çocuklarda Ateş

Vücut ısısının normalin üzerine çıkması ateş olarak tanımlanır.  Normal vücut ısısı ise günümüzde 36.1 ile 37.8 olarak belirtilmektedir. Her çocuğun vücut ısısı kendine özgüdür ve gün içinde değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle çocuğun ateşi ölçülürken çocuğun kendine özgü vücut sıcaklığının ne olduğunu bilmek önemlidir.

Ateşi bir hastalık olarak tanımlamak yanlış olacaktır. Ateş vücudun bağışıklık sisteminin enfeksiyonla mücadelesinin bir parçasıdır. Ateş çok yüksek olmadıkça (41 C üzeri) vücuda zarar vermez. O nedenle ateşi hemen düşürmeye çalışmak çok doğru bir yöntem olmayabilir. Bu konuda doktorunuzun tavsiyelerine uymalısınız.

Ateşi ölçmek için ağız, makat, koltukaltı ve kulaktan ölçüm yapılmaktadır. Ancak doktorlar en güvenilir yöntemin civalı derecelerle makattan yapılan ölçümler olduğunu söylemektedir. Dijital dereceler pillerinin zayıflaması ya da yere düşme gibi nedenlerle yanlış ölçümler yapma ihtimali bulunmaktadır.

Ateşi düşürmek için ne yapmalı?

Çocuğun ateşini düşürmek için uygun yaklaşımlar çok önemlidir. Örneğin oda ısısını 21-22 derecelerde tutmak ve ortamı havalandırmak, çocuğun üzerindeki fazla giysilerin çıkarılarak vücudun hava ile temasını sağlamak, bol su içermek, ılık suya bandırılmış bir bezle çocuğu silmek ya da ılık bir duşa yaptırmak.

Aspirin ateş düşürmede riskli bir yöntemdir. Vücutta virüse bağlı bir enfeksiyon varsa reye sendromu adı verilen bir sendroma yol açma ihtimali vardır. O nedenle içinde daha çok paracetamol ya da ibufrofen olan ilaçlar tercih edilmeli. Ancak unutulmamalıdır ki ateş düşürücüler sadece ateşi düşürürler, ateşe sebep olan hastalığı tedavi etmezler. Bu nedenle muhakkak doktorunuza danışıp kullanın.

Hangi durumlarda doktora gidilmeli?

3 aydan küçük bebeklerde 38  C’nin üzerinde görülen ateş durumda

Yenidoğanda normalin altında olan vücut ısısı durumunda

Ateş düşürücülerle 4-5 saat içinde düşmeyen 40 C ve üzeri ateş durumunda

24 saat süreyle düşmeyen ateş durumunda

Ateşle birlikte başka belirtilerin görülmesi durumunda (kusma, ishal, döküntü, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, halüsünasyonlar vs.)

Çocuğunuzda yüksek ateş de olsa ebeveyn olarak soğukkanlı olmalı, moralinizi yüksek tutmalı ve çocuğunuza da moral vermelisiniz. Sağlıklı günler dileğiyle.

Bu Yazıya Link Vermek İçin
1. Tıklayın kod kutusunun içine
2. Kodu kopyalayın
3. Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Kod Kutusu
powered by Linkubaitor
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Untitled Document