Kategori Arşivi Çocuk Psikolojisi

Ağlayan Bebeği Sakinleştirmenin 21 Yolu

cok-aglayan-bebek

Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren tüm duygularını ağlayarak ifade ediyor. Bazı anlar geliyor ki, tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına rağmen ağlayan bebekler karşısında anneler çaresiz kalabiliyor. Çocuklu hayata dair konulara anne paylaşımlarıyla ve uzman yanıtlarıyla ışık tutan anneysen.com’un uzmanlarından Hamile Danışmanı Hemşire Esra Ertuğrul, ağlayan bebekleri sakinleştirmek için 21 farklı yol öneriyor. İşte, ağlayan bebeği sakinleştirmenin 21 yolu: Sonraki Sayfa »

Annelere Altın Tavsiyeler

çocuk psikolojisi

Ebeveyn olmak, hamilelik döneminden ergenliğe, hayatın her döneminde birtakım becerileri geliştirmeyi gerektiriyor. Anneler farklı dönemlerdeki sıkıntılar için çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor. Psk. Nesteren GAZİOĞLU 2 yaş sendromundan kardeş kıskançlığına, çalışan annenin sıkıntılarından hamilelik ve ergenliğe kadar farklı konular için annelerin en çok sordukları soruları yanıtladı. İşte Psk. GAZİOĞLU’dan annelere ipuçları; Sonraki Sayfa »

Anne Olmak

alternatif tıp uzmanı

Yasemin Başar Öztürk kimdir?

40 yaşında ve bir erkek çocuk annesi olan Yasemin Başar Öztürk, Berlin’de doğup büyümüş, mühendis olmuş ve evlilik sebebiyle Türkiye’ye yerleşmiştir. Bir süre TÜBİTAK’da çalıştıktan sonra oğlunun dünyaya gelişi sebebiyle oradaki görevinden ayrılmıştır.

Öztürk şöyle diyor:

“Almanya da yaşarken ‘Doğal Ürünler ve Çevrecilik’ okulda başlamak üzeri aşılanan bir konuyken Türkiyede bunun aşırı eksikliğini gördüm. Özellikle çocuk olduktan sonra bunlar sağlıklı yaşam ve ortam daha bir önem kazanıyor. Artik tamamen sağlık, doğal yaşamı destekleyen bir birey olarak Almanyada aldığım 4 yıllık ‘Alternatif Tıp’ eğitimi ile bu konular üzerinde profesyonel olarak çalışmaya karar verdim. Temel iç güdümüz beslenme ile başlamak üzeri bize ‘güzel’ ambalaj ile sunulan kimyasal içerikli her türlü seçimlerin yerine koyabileceğim kolay ucuz ve daha sağlıklı seçenekleri tercih etmeliyiz…kendimiz ve sevdiğimiz, değer verdiğimiz ailemiz için.Tercihimiz kronik hastalık yerine SAĞLIK olmalı.” Sonraki Sayfa »

Anne ve Babalara Kitap Tavsiyesi

çocuk psikolojisi kitabı

Bilimsel çalışma sonuçlarını günlük yaşamda kolayca uygulanabilir öneriler haline getirerek, ailelerin çocukları ile yaşadıkları sorunlarla başa çıkabilmelerine yardımcı olan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin’in Annelik Akademisi dizisine yeni bir kitap daha eklendi. Daha önce Çocuklarla Doğru İletişim adlı eserini önerdiğimiz uzmanın yeni kitabı Davranışlara Söz Geçirmek- Sözsüz Disipllin birçok anne ve babanın çocukları ile yaşadığı olumsuz etkileşime çözüm bulabilecek bir kitap. Sonraki Sayfa »

Çocuk ve İnternet


Çağımızda teknolojinin ileri boyutlara varmasıyla, bilgisayarla tanışan çocukların yaşlarının da düşmeye başladığını görüyoruz. Neredeyse her evde bulunan bilgisayarlarla birlikte, çocuk henüz dünyaya yenigeldiğinde bile bilgisayarın evdeki varlığı hazırdır. Bazı çocukların henüz 2 yaştan itibaren bilgisayar başına oturdukları bilinmektedir. Şüphesiz ki bu durumda ailelerin rolleri büyük. Sonraki Sayfa »

29 Harfte Çocuk Eğitimi

Her anne ve babanın çocuk yetiştirirken aklından çıkarmaması gerekenler:

 

 

 

 

 

Sonraki Sayfa »

Okula dönüş!

Okula dönüşTam olarak üç ay boyunca çocuğumuzun okulundan ayrı geçirdiği zamanda beraberce bolca vakit geçirdik yada yaz kurslarına göndererek boşa geçecek zamanı engellemek istedik. Ancak bu gün itibari ile yeni bir eğitim ve öğrenim dönemi daha başlamış oldu. Çocuğumuz ya ilk olarak okulla tanışacak, ya da daha önce okulla tanışmıştı ancak bir üst sınıfa devam edecek.

Özellikle yeni okula başlayacak çocukların ebeveynleri kısa süreli bir şaşkınlığın ardından duruma hakim olmak zorundadır. Çünkü yeni tecrübelerinin şaşkınlığı çocuklarının üzerinde daha da belirgin olacaktır. Durumu idare etmeleri gerekmektedir.

Çocuklarının o yaşlarına kadar geçirmiş oldukları deneyimleri başlayan bu yeni dönemde duruş ve davranışlarına etki edecek ve şekil verecektir. Her döneminde baştan tanımaya çalıştığımız çocuklarımızı o dönemlerinde özellikle “genç ergen” baş kaldırışları ile birlikte anlamakta biraz daha zorlanacağımız gerçeği ile birlikte, tecrübeli annelerden yardım alabileceğimiz bir mecrada çocuğumuz için kısa süreler geçirmek faydalı olacaktır. Anneysen.com bu iş için biçilmiş kaftan olup, sorun odaklı tartışma başlıkları altında son derece faydalı paylaşımlarda bulunacağınız gerçeğini hatırlatmak isterim.

Çocuğunuzun eğitim ve öğrenimi ile ilgili tüm sorunlarına yardımcı çözümler üretebilmek için tıklayın lütfen; okullar açıldı.

Çocuğa “Hayır” Diyebilmek

“Çocuğum hayır kelimesini bir türlü öğrenemedi” Bu cümleyi kuran birçok anne baba vardır. Belki siz de aynı dertten yakınıyorsunuz. Bu sorun aslında çocuğun bir sorunu değil, anne ve babanın bir sorunudur. Bir gün evet dediğine yarın hayır diyen bir anne babanın çocuğu ikilemler arasında kalır. Daha önceden hayır denilen bir şeyin daha sonra gerçekleştirilmesi gibi yanlış bir tutum sonucu çocuk, bir sonraki sefer isteği olana kadar ısrarlı bir şekilde diretecektir. Bu tutum ona öğrenilmiş bir davranış kazandırmaktadır. Veya anne babanın farklı tutumlar sergilediği durumlarda çocuk bu durumu kendi istediği şeklide yönlendirmeye çalışabilmektedir. Bu nedenle anne babalar bir konuda çocuğa hayır diyeceklerse önce kendi aralarında bir tutarlılık sağlamalıdırlar.

Çocuğa ‘hayır’ kelimesi net ve kararlı bir şekilde söylenmelidir. Hayır’ın sebebi kısa ve onun anlayabileceği şekilde açıklandıktan sonra verilen karardan asla dönülmemeli. Ses tonu da çok önemlidir. Sakin ve kararlı bir ses tonu ile konuşulmalıdır. Göz teması kurulmalı ve basit cümleler kullanılmalıdır. Ve şu asla unutulmamlıdır. Kurallara uyan veya uymaya çaba gösteren çocuğun davranışları muhakkak ödüllendirilmelidir. Çocuk eğitiminde , cezalandırmadan ziyade ödüllendirme yöntemi tercih edilmelidir.

Çocuğunuza vereceğiniz ödül herzaman maddi olmak zorunda değildir. Onun olumlu davranışının mutlaka fark edilip takdir edilmesi, güzel sözlerle övülmesi de çocuğun olumlu davranışının tekrarlanmasını arttırmada çok işe yarayacaktır. Çocuk olumlu davranışının karşılığını aldığı için, başka bir zaman ödül alabilmek  için yine çabalayacak ve bu davranış şekli böylece öğrenilmiş olacaktır.

Kitap Tavsiyesi

Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin’i herhalde birçok anne biliyordur. O halde size güzel bir haberimiz var. Sabiha Hanımın “Çocuğunuzu Yeteneğini Keşfedin” adlı kitabı 2-5 yaş arası çocuğu olan ebeveynlere ücretsiz olarak dağıtılıyor. Tek yapmanız gereken aşağıdaki linke tıklayark formu doldurmak, siz sadece kargo ücretini ödüyorsunuz o kadar.

Gerçekten çok iyi hazırlanmış bir kitap olan “Çocuğunuz Yeteneğini Keşfesin” çocuğunuza uygulayacağınız testlerden oluşuyor. Yani öyle okuma kitabı değil. Zaman ayırarak sabırla ama çocuğunuzu da sıkmadan çocuğunuza testi uygulatmanız gerekiyor.

Tüm annelere tavsiye ediyoruz.

Kitabı sipariş etmek için tıklayın

Kardeş Kıskançlığı

Yeni kardeşin gelmesi ile birlikte büyük kardeşlerde bazen için için bazen de alenen kıskançlık belirtileri görülebilir. Bu kıskançlık bazen küçük olana karşı bir şiddetle, anne – baba ya karşı bir şiddetle görülebilir. Bazen de davranış bozukluğuna neden olabilir (altına yapma, parmak emme, tırnak yeme vb…). Küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma kimi zaman yaşamı etkileyecek ve davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmekte ve yardım gerektiren bir hal alabilmektedir.

Yeni kardeşin doğumuna tepkiler çeşitlidir. Bazı çocuklar büyük bir kıskançlıkla, sahip olduklarını kaybetmemek adına bir savaş başlatırlar. “Anne bak ne pis, altına yapıyor…. Hiç söz dinlemiyor, hep ağlıyor… Seni hiç uyutmuyor…” şeklinde konuşmasıyla kardeşinin eksiklerini ortaya koyarken, hoyratça sevip canını acıtmak ona zevk verebilir. Ya da tamamen reddedip uzak durarak o yokmuş gibi davranarak da kabullenmeyişini gösterebilir. Resimlerinde kardeşini hiç çizmeyebilir ya da  kardeşini hala annesinin karnında çizerek onun doğuşunu kabullenmeyen resimler yapabilir.. Bazı zamanlarsa gerileme davranışı göstererek nasıl ki kardeşi altını ıslatıyorsa o da alt ıslatmaya başlayabilir, bardağı bırakıp biberona geri dönebilir. İlgi çekmek için ya da içinde bulunduğu durumun ağırlığını taşıyamadığı için görülen bu tür gerileme davranışları, aslında “Ben bu durumu kabullenmiyorum.” mesajının şekil değiştirmiş ifadesidir.

Burada ana-baba ya düşecek görev çocuktaki bu davranış bozukluklarını pekiştirecek hareketlerden kaçınmaktır. Bu davranış bozukluklarına gereğinden fazla ilgi göstermek, çocuğun istediklerini bu uygunsuz hareketleri yapınca yerine getirmek bu davranışları pekiştirir.

Tavsiyeler:

  • Kardeş kıskançlığı evrensel bir durumdur ve pek çok ailede görülür. Bu yüzden çocuğu suçlamayın.
  • Büyük çocuğa kardeşinin gelmesi ile onun daha yükseğe çıktığını (artık abi – abla olduğu) hissettirin.
  • Çocuğa yeni gelen kardeşin çok bakıma ihtiyacı olduğunu, kendisinin de bir zamanlar böyle bakıma ihtiyacı olduğunu anlatın.
  • Büyük  çocuktan kardeşinin bakımına yönelik yardım istenmelidir (oyuncak getirme, bez getirme, giysi seçimi vs.)  Bu tür etkinlikler zamanla alışkanlık haline getirilirse, çocukta kıskançlık yerine koruyuculuk duygularının gelişmesini sağlar. Ancak bu yardımları abartmayın, çocuk bunu görev olarak algılamamalı.
  • Büyük çocuğa hala çok sevildiğini sık sık söyleyin ve bunu davranışlarınızla da belli edin.
  • Aile birliğini önemseyin ve ortak bir şeyler yapabileceğiniz zamanlar yaratın.
  • Çocuklarınızdan birini gözbebeği olarak seçmeyin. Siz bunu hissettirmemeye çalışsanız da, diğer çocuğunuz durumu anlayacaktır.
  • Kardeşler arasında asla karşılaştırma yapmayın. Çünkü rekabet; hırs ve kıskançlığı beraberinde getirir.
  • Kardeşlerin kendi aralarındaki tartışmalarda asla taraf tutmayın ve hakem olmayın. Çünkü haksız olduğu anne ve babası tarafından onaylanan çocuk, değer verilmeme ve sevilmeme gibi duygular yaşayabilir.
  • Her çocuğunuzun farklı bir karaktere sahip olacağını unutmayın.
Sayfa 1 - Toplam 3 Sayfa123
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes