
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu anne sütünü arttırmak için günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketilmesini tavsiye etmekte. Ayrıca günde iki öğün yemeklerden önce dereotu da tüketmenin de anne sütünü arttırdığını söylemekte. Saraçoğlu’na göre anne sütünü arttırıcı bir diğer kür ise kuru incir suyu. Yarım litre suya konulan 8-9 adet kuru incir haşlandıktan sonra suyu günde iki kere tüketilir. Saraçoğlu ayrıca bu kürlerin bir hafta süreyle uygulanması gerektiğini ve birden fazla kürün aynı anda uygulanmaması gerektiğini belirtmektedir.
Uzmanlar bolca içilen rezene ve ısıtgan çayının da anne sütünü arttırıcı etkisi olduğunu söylemektedir. Yeşil sebzeler (roka, ıspanaki brokoli vs.), yeşil mercimek ve dut pestili de süt arttırıcı etkiye sahiptir. Anne sütünü en çok arttıranın alkolsüz bira (malt içeceği) olduğu da belirtilmektedir.
Uzmanlar tüm bu belirtilenler dışında günde 3 litre su içilmesini de şiddetle önermektedir.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Şub23
Author: annelere özel | Category:
Genel,
Çocuk Psikolojisi

Televizyonun çocuklar için önemli bir eğlence aracı olduğunu hepimiz biliyoruz. Çocuklar alıştıkları takdirde bazen saatlerce televizyon karşısından kalkmayabiliyorlar. Televizyonun zararlarını daha önceki bir yazımızda zaten belirtmiştik. Bu yazımız çocukların izlediği televizyon programlarının içeriği hakkında.
2 yaşından itibaren çocuklar model alma davranışını çok yoğun bir şekilde sergilerler. Bu model çevrelerinde gördükleri ve dikkatini çeken herhangi biri olabilir. Anne, baba, öğretmen, çizgi film kahramanı olabilir. Çocuk model aldığı bu kişinin davranışlarını, konuşmasını kendi hayatında uygulamak için çaba sarfeder. İşte bu noktada çocuğun model aldığı şahsın önemi ortaya çıkmaktadır. Eğer bu model uygun davranışlara sahipse çocuğun kişisel gelişimine katkıda bulunacaktır. Ancak bu model uygun olmayan davranışlar sergiliyorsa o zaman tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.
Çocuğunuzun izlediği programları ne de olsa çocuklar için yapılmış deyip geçmeyin. Bu programlar ve çizgi filmler saldırgan, korku verici, vahşet, küfürlü, cinsel içerikli vs. gibi uygun olmayan içeriklere sahip olabilirler. Bu tip uygun olmayan içeriğe sahip programlar çocuklarda yalnız kalamama, karanlıktan korkma, seslere aşırı tepki verme gibi korkulara sebep olabileceği gibi aynı zamanda küfürü, saldırganlığı ve cinselliği günlük yaşantısına ve arkadaş ortamına da taşımasına sebep olabilecektir.
Sadece çizgi filmlere değil sizin onun yanında izlediğiniz yetişkin prgramlarına da çok dikkat etmenizi öneririz. O her ne kadar ilgilenmiyor gibi görünse de dikkatini çeken bir ses (patlama, tartışma, silah sesi, bağırışma) ya da görüntüyü hemen farkedecektir.
Çocuğunuzun sağlıklı bir kişilik gelişimi için kontrolü herzaman elinizde tutun. Çocuklarınızın izlediği programların olumlu davranışları pekiştiriyor olmasına, onun gelişimine olumlu katkıda bulunuyor olmasına dikkat ediniz.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Şub21
Author: annelere özel | Category:
Bebek Beslenmesi,
Genel,
Lezzet Tarifleri
Balığın bebeklerin sağlıklı beyin gelişimi için gerekli olduğunu bir kez daha vurgulamakta fayda var. Hamilelilk süresince ve bebeğiniz doğduktan sonra sofranızda haftada iki kere mutlaka balık olsun. İşte size bebeğiniz için hazırlayabileceğiniz besleyici ve lezzetli bir tarif.
Malzemeler:
30 gr. mezgit fileto
1 orta boy patates
1 büyük parça karnıbahar
1 tutam maydanoz
Hazırlanışı:
Karnıbaharı ve patatesi suda ya da daha sağlıklı olması için buharda iyice haşlayın. Mezgiti az yağda kızartın. Daha sonra patatesi, karnıbaharı ve balığı bir çatal yardımıyla iyice ezin ve üzerine biraz kıyılmış maydanoz ekleyin.
Sağlıklı günler dileğiyle…
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Şub08
Author: annelere özel | Category:
Genel
Alışveriş Cambazından sevgililer gününe özel kampanya…100.TL’lik alışverişinize 15.TL hediye çeki…
Sevdikleriniz için en güzel hediyeyi seçin….

Atasay Tektaş Altın Yüzük 98.00 TL +KDV

Atasay Taşlı Kolye Ucu 250.00 TL +KDV

Kertech Dijital Kalp Çerçeve 64.61 TL
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Şub04
Author: annelere özel | Category:
Bebek ve Çocuk Sağlığı,
Genel
Birçok alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazandırılan bir alışkanlıktır. İleriki yaşlarda çocuğunuzun dişlerini yeterince fırçalamadığından yakınmak istemiyorsanız ona bu alışkanlığı erken yaşlarda kazandırmalısınız. Çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretirken bazı noktalara da dikkat etmenizi öneririz.
Bebeğinizin ilk süt dişleri çıkmaya başladıktan sonra temiz bir bezle temizlemeya başlayabilirsiniz.
Dişlerin ara yüzeyleri ile çiğneyici yüzeylerinin iyi temizlenmesi gerektiği için özellikle erken yaşlarda diş fırçalama anne babanın kontrolünde olmalı.
Çocuğunuz dişlerini fırçalarken siz de kendi fırçanızla kendi dişlerinizi fırçalayın. Çocuğunuz bu durumda sizi model alacaktır.
Kendisinin de dişlerini fırçalamasına müsade edin sonra siz onunkileri, o da sizinkileri fırçalasın.
Çocuğunuzun ağzına uygun büyüklükte ve yumuşak kılları olan fırçaları tercih edilmeli. Sert kıllı fırçalar dişleri aşındırır.
Günde 2 defa gece yatmadan önce ve sabah kahvaltısından sonra fırçalamak yeterli olacaktır.
2.5-3 yaşından önce yutma riskine karşı macun kullanılmaması tavsiye edilir, ya da kullanılacak macun çok az mitarda olmalıdır.
Çocuğunuz dişlerini fırçaladıktan sonra aynada dişlerini görmesini sağlayın ve dişlerinin ne kadar parlak beyaz ve güzel olduğundan bahsedin.
Ona diş fırçalama alışkanlığı ile ilgili resimli hikaye kitapları okuyabilir, diş fırçalamanın önemini ona oyunlarla anlatabilirsiniz.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Oca27
Author: annelere özel | Category:
Genel

Emme refleksi bebeklerin doğuştan getirdiği bir özelliktir. Emmek bebekler için rahatlamanın ve güven duymanın en doğal yoludur. Emzik ise bebeğin emme içgüdüsünü tatmin eder. Emzik sayesinde bebekler üzerindeki gerilimi atar, sakinleşir ve uykuya daha rahat dalar. Araştırmalar bebeklerin %85′inin birinci aydan itibaren emzik kullandığını göstermetedir.
Bebeklik döneminde tercih edilen emzik kullanımı en geç 2 yaş civarında sona erdirilmeli. 2 yaşından sonra emzik emme alışkanlığı dişlerin yer değiştirmesine ve dişler arasında açıklıklar meydana gelmesine sebep olur. 3.5 yaşından sonra meydana gelen diş açıklıkları kalıcı olabilmektedir.
Emzikler 2 farklı malzemeden yapılmaktadır. Kauçuk ve silikon. Kauçuk emzikler suyu içlerine çektikleri için daha çabuk bozulurlar. Sık sık yenilenmeleri gerekir. Ancak diş darbelerine karşı daha dayanıklıdırlar. Bu nedenle diş çıkarma döneminde ve sonrasında kauçuk emzik tercih edilmeli.
Silikon emzikler silisyumdan üretilir, ancak diş darbelerine karşı çok dayanıklı değildir. Bu nedenle diş çıkarma döneminden önce tercih edilmeli.
Emzikler şekillerine göre de 2 çeşittir. Damaklı ve damaksız. Damaksız emzik anne memesini andırdığı için bebekler tarafından daha çok tercih edilebilir ancak damağa baskı yapıp damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozacağı için bir yaşından sonra damaklı emzik tercih edilmeli. Damaklı emzik damağa tam uyum sağladığı için damak yapısında boukluğa sebep olmaz.
Emzik günün büyük bir bölümünde değil sadece ihtiyaç olduğu durumlarda kullanılmalıdır. Bebek uykuya daldıktan sonra ağzından alınmalıdır.
Emziği tatlı şeylere batırmak (reçel, bal, şeker gibi) alışkanlık yapması ve süt dişlerini çürütmek açısından çok yanlış bir uygulamadır.
Emziklerin onaylanmış güvenlik standartlarına uygun olduğuna muhakkak bakın, onaylanmamış ürünleri almayın.
Emzikleri güvenlik açısından küçük bebeklerin boynuna asmayın. Ya da asmanız gerekiyorsa boynuna dolanmaması için ipini çok kısa tutun.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Oca22
Author: annelere özel | Category:
Genel

Çocuklarımız, o en değerli varlıklarımız için, daha o dünyaya gelmeden, başlıyoruz alışveriş yapmaya. Özellikle de bebeklik döneminde hiç giyilmemiş ya da çok az giyilmiş ve yepyeni kalan o kadar çok giysi oluyor ki…Bu durum ileriki yaşlarda da devam ediyor tabii…Sonra dolaplarımızın içi, bazalarımız vs. sakladığımız bebek ve çocuk giysileri ile dolup taşıyor. Bu durumda neler yapabilirsiniz?
Eğer bir bebek daha planlıyorsanız hepsi olduğu gibi durabilir. Bu durumda giysileri yıkadıktan sonra saklama torbalarına, hurçlara vs. koyabilirsiniz. Çıkardığınızda mis gibi kokmaları için de aralarına beyaz sabun koyabilirsiniz. Vakumlu hurçlar hiç hava aldırmaması sayesinde çok kullanışlı oluyor. Giysileri saklarken aylarını belirtmeniz ileride kullanmaya niyetlendiğinizde size kolaylık sağlayacaktır.
Eğer başka bebek düşünmüyorsanız o zaman o giysileri dolap içlerinde tutmanın çok da anlamı yok. Hiç kıyamadığınız, çok iyi markalı giysileri arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza dağıtabilirsiniz. O kıyafetleri, sizin için kıymetli olmalarından dolayı kendilerine vermeyi uygun gördüğünüzü söylediğinizde kimse alınmaz da…Bilakis birçok kişi bu durumdan memnun da olur. Kıyabildiklerinizi ise ihtiyaç sahiplerine dağıtabilirsiniz ya da çocuk esirgeme kurumuna bağışlayabilirsiniz.
Ya da yine uygun gördüklerinizi internet üzerinden ikinci el ürün olarak satabilirsiniz. Günümüzde artık birçok web sitesinde ikinci el ürünleri bulmak mümkün. Hatta sadece ikinci el ürün siteleri bile mevcut. Ya da bazı anne-bebek siteleri ya da bloglarında da rastlanabiliyor. Yurtdışında eskiden beri çok yaygın olan bu durum artık ülkemizde de olukça rağbet görmeye başladı. Bu şekilde dolaplarınızı boşaltmış olurken bir yandan da aile bütçenize az da olsa katkıda bulunmuş olursunuz.
Yine de her yaştan bir iki kıyafetini hatıra olarak saklamanızı tavsiye ederiz. İleride ne kadar kıymetli olacağını unutmayın.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Oca18
Author: annelere özel | Category:
Bebek Beslenmesi,
Genel,
Lezzet Tarifleri
Sebze Çorbası
Malzemeler:
1-2 yaprak ıspanak
1/2 havuç
1 tatlı kaşığı mercimek
1/2 kabak
1 su bardağı su
1 çay kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı:
Sebzeleri iyice yıkayıp, doğrayın ve tencerede kaynamakta olan suya ekleyin. Kısık ateşte sebzeler iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Az tuz ilave edin. Piştikten sonra süzgeçten ya da blenderdan geçirin. Zeytinyağı ekleyin.

Bezelye Çorbası
Malzemeler:
250 gr bezelye
1 küçük soğan
1 küçük patates
1,5 su bardağı su
1 çay bardağı süt
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı:
Soğanı doğradıktan sonra yağda biraz kavurun. Küçük küçük doğranmış patatesleri ve bezelyeleri ekleyin. Biraz daha kavurduktan sonra suyunu ekleyin. Su kaynayınca, sütü ılıklaştırıp ekleyin. Tuzunu koyun. Kısık ateşte iyice pişirdikten sonra blenderdan geçirin.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Oca18
Author: annelere özel | Category:
Genel

Annelik ne zaman başlar???
Bebek geliyor haberi ile mi?
Yoksa ilk olarak bebeğinizi düşlediğinizde mi? Nasıl bir bebek olacak diye…
Yoksa ilk defa bir kıyafet aldığınızda mı ona? Mesela bir patik, bir tulum…
Yoksa ilk tekmesi mi? Birden sizi heyecanlandıran,
Ya da bebek odasını kurunca mı anlarız anne olduğumuzu,
Ya da annelik ilk doğum sancısı mıdır?
Ya da ilk duyuş mu onun sesini?
Ya da ilk bakış onun yüzüne..Hafızanıza kazınacak olan o bakış!
Ya da o bebek kokusunu, ipek tenini duyumsayış mı…
Ya da ilk emziriş…
Nedir birden bire, bir kadını anne yapan sizce??
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!
Oca15
Author: annelere özel | Category:
Bebek ve Çocuk Sağlığı,
Genel

Bebeğiniz karnınızdayken herşey çok rahattı..Hem sizin için hem onun için…Ama artık o kucağınızda ve ikiniz için de çok da kolay olmayan bir süreç başlamış durumda. Artık bebeğiniz hiç bitmek bilmeyen ihtiyaçları sebebiyle kendini hep ağlayarak ifade ederken siz de onun bu ihtiyaçlarını gidermek için elinizden gelen herşeyi yapmaya çalışacaksınız. Ve şu soruyu çok sık soracaksınız: Bebeğim neden ağlıyor?
En önemli soru bebeğinizin herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı…Bunun için onun ateşini ölçmelisiniz. Parmaklarının ve dudaklarının pembe olup olmadığına bakmalısınız. Vücudunda herhangi bir döküntü, kızarıklık olup olmadığını da kontrol edin.
Bebeğinizin karnı aç olabilir mi? Ona en son ne zaman süt ya da mama verdiğinizi düşünün.
Belki de gazı vardır. Onu besledikten hemen sonra yatırmayın. Gazını çıkartması için ona masaj yapın, onu kucağınızda bir süre gezdirin.
Bebeğinizin bulunduğu ortamın çok sıcak ya da çok soğuk olması da onu ağlatan bir neden olabilir. Bebekler için ideal ortam sıcaklığı 22-24 derecedir. Bebeğinizi bu ortam ısısına uygun giydirin. Onu terlemesine sebep olacak şekilde sarıp sarmalamayın.
Bebeğinizin altının kuru olduğundan emin olmalısınız. Bebeğinize kullandığınız bezlerin kilosuna uygun olmasına dikkat edin. Bebeğinizin hassas olan cildini sıkmadığından emin olun.
Belki de bebeğinizin uykusu gelmiştir ve uyumak için size ihtiyaç duyuyordur. Bu durumda onunla beraber yatabilir ya da onu kucağınızda sallayabilirsiniz. Banyo yaptırmak da bebeğinizi rahatlatıp uykuya dalmasını kolaylaştırır.
Bebeğiniz diş çıkarıyor olabilir. Bu durumlarda bebekler çok huzursuz ve sinirli olurlar. Onu sakinleştirici bir müzik ile rahatlatmaya çalışın. Buzdolabından çıkmış diş kaşıyıcı ve havuç gibi sert ve serin cisimler de bebeğinizin dişlerini kaşıyıp rahatlatmasını sağlar.
Ya da bebeğiniz sürekli yatmaktan ya da oturmaktan sıkılmış olabilir. Bu durumda onu kucağınıza alıp biraz gezdirin. Pencereden dışarı baktırın, onunla yumuşak bir ses tonuyla konuşun, ona onu ne kadar sevdiğinizi anlatın. Bebeğinizi dışarı çıkarıp bebek arabasında gezdirin. Açık hava da onu sakinleştirecektir.
Bu Yazıya Link Vermek İçin
1.
Tıklayın kod kutusunun içine2.
Kodu kopyalayın3.
Yapıştırın Kodu sitenize ekleyin!