Hamilelik Çatlakları
Estetik Plastik ve Rekonstiruktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aylin Bilgin KARABULUT birçok bayanın yaşadığı bir sorun olan hamlelikte oluşan çatlaklar hakkında merak edilen soruları yanıtladı.
Estetik Plastik ve Rekonstiruktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aylin Bilgin KARABULUT birçok bayanın yaşadığı bir sorun olan hamlelikte oluşan çatlaklar hakkında merak edilen soruları yanıtladı.
Hamile kalmayı planlarken vücudunuzu buna hazır hale getirmeniz gerekir. Hamile kaldığınız kilo yada spor alışkanlığınız hamileliğinizin daha sağlıklı ve rahat geçmesinde olumlu rol oynar. Bu yazımızda bu konularda bilinmesi gerekenleri inceleyeceğiz.

Vücut Ağırlığı
Hamile kalmadan evvel ideal kilonuzun altında yada üzerinde olmanız bebeğinizin ve sizin sağlığınızı etkileyecektir. Peki bu ideal kilo nedir nasıl bulunabilir? Bunun için sağdaki sütunlarda yer alan ideal kilo hesaplayıcısından faydalanabilirsiniz.
Kilonuzun hesapladığınız ideal vücut ağırlığınızın %10 undan düşük olması durumunda zayıf kabul edilirsiniz. Zayıf olmak pek çok bayan için bir hedef olsa da hamilelik söz konusu olduğunda bu konuda daha hassas olmakta fayda var. Zayıf kadınlarda hamilelikte beslenme problemleri, vitamin ve mineral eksiklikleri gözlemlenebilir. Zayıf kabul edilen anne adaylarının sağlıklı ve kontrollü bir şekilde kilo almaları ve gebeliğe yönelik vitamin takviyesine başlamaları gerekmektedir. Bu konuda sizi takip eden doktorunuz size özel en iyi tavsiyeleri verecektir.
Günümüzde formunu korumak için zayıf hamile kalma ve hamileliğinde az kilo almayı tercih eden kimi ünlüler bu konuda aslında büyük bir risk almaktadır. Bu tür zayıf hamileliklerde erken doğum ve bebeğin düşük kiloda doğması ihtimali normalden yüksektir.Ayrıca bu bebeklerde gelişme geriliği görülebilir.
Hamileliğe zayıf başlanması ve ilk üç ayda hızla kilo alınması bebeğin ilerideki kilosunu etkileyeceğinden dolayı sakıncalıdır.
Az kilonun yanında elbette fazla kilo ile hamile kalmanın da size kimi sağlık sorunları yaşatacağını unutmamanız gerekir. İdeal kilonuzun %20 fazla kiloda iseniz bunu fazla kilolu kabul etmekte yarar var. Fazla kilolu iseniz bu fazlalığı gebeliğe hazırlık sürecinde vermelisiniz. Hamilelikte fazla kilolardan kurtulmak için bir diyet yapmak tavsiye edilen bir şey değildir. Bu dönemde yapılacak bir zayıflama çabası sizi ve bebeğinizi etkileyebilecek yetersi beslenme sorunları ile sonuçlanabilir. Bu beslenememe sorunları bebeğinizin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.
Fazla kilo ile doğum yapılması durumunda yüksek tansiyon, diyabet, pıhtılaşma bozuklukları ve kalp sorunlarıyla karşılaşılma olasılığı normalden bir miktar yüksektir. Hamileliğe hazırlık döneminde aşrı kilolardan kurtulmak için yağsız ve lifli gıdalar tercih edilmeli ve düzenli bir egzersiz uygulanmalıdır. Haftada bir kilo vermek sağlıklı bir zayıflama için uygundur. Daha hızlı bir kilo kaybını sağlayan diyetlerin gebe kalma şansınızı azaltacağını ve hamile kaldığınızda ihtiyaç duyacağınız besin depolarınızı azaltacağını unutmamalısınız.
Hamile kalan bayanlarda iki kişilik yemeliyim şeklinde bir düşünce belirir. Aslında tek kişilik yemek ancak kalori alımını yükseltmek daha uygun olacaktır.

Egzersiz
Egzersiz özellikle gebeliğe hazırlanan bir bayan için yoğunluğu ve ağırlığı önemle belirlenmesi gereken bir faaliyettir. Gebelik öncesini ve sonrasını ayıracak şekilde egzersiz programları belirlenmelidir.
Doğru yapılan bir egzersiz gebelik ile değişime uğrayacak olan vücudun bu değişime uyum sağlamasına yardımcı olur. Bebeğin beslenmesi ve annenin gebeliğin ilerlemesi ile artan iş yükünün altından kalkılabilmesi için düzenli bir şekilde egzersiz yapılmalıdır.
Gebelik döneminde de gebeliğe hazırlık döneminde olduğu gibi egzersizlere devam edilmelidir. Ancak uygulanan program her safha için ayrıca belirlenmeli bu konuda profesyonel bir yardım alınmalıdır. Gebelik döneminde vücut ısısını arttıran ve düşme tehlikesi olan riskli sporlardan kaçınmak gerekir. Gebeliğe hazırlık döneminden itibaren uyguladığınız egzersizin süresini zamanla kısaltmanız gerekir. Ayrıca tüm dönemlerde 140 nabız yaptığınız sporlarda geçmemeniz gereken sınırdır. Spor sonrası sıcak duş yapmak ve saunaya girmek de tavsiye edilmez.
Egzersiz tüm anne adayları için tavsiye edilen bir şey değildir;kalp hastası, tekrarlayan düşük geçmişi , erken doğum yaşamış, anormal kanaması ve rahim ağzı yetmezliği olan kadınlar egzersizden kaçınmalıdırlar. Diyabet, tiroid bezi hastalığı, anemi yada yüksek tansiyon hastası olan gebeler egzersizlerini doktor kontrolünde yapmalıdırlar.
Gebeliğe hazırlıkla ilgili şu ana kadar yazdıklarımız neler yapmamamız gerektiği ile ilgili idi. Sanırız biraz da neler yapmamız gerektiği ile ilgili olarak yazmamızın zamanı geldi.

Sağlıklı Beslenme
Dengeli ve sağlıklı beslenmesi yumurta ve sperm kalitesini dolayısıyla döllenmeyi etkiler. Bundan dolayı gebe kalmaya niyetlendiğiniz andan itibaren beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirip sağlıklı bir hale getirmelisiniz.
Gebeliğe hazırlık döneminden itibaren dengeli bir şekilde günde üç öğün beslenmek gerekir. Bu dönemde folik asit , kalsiyum ve demir yeterli miktarda vücuda alınmalıdır. Bunun için beslenmeniz yeterli olmaz ise doktorunuz sizi takviye ilaçlara yönlendirebilir.
Beslenmede taze sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Bu besinlerin beklemesi besin değerlerini azaltacaktır. Etlerin de pişirilir pişirilmez yenmesi tavsiye edilir.  Sebzeleri pişirme yöntemi olarak haşlamak yerine buharda pişirmek önerilmektedir.  Hiç et yemeyen yada eti daha az tercih eden gebeler ve gebe olmaya hazırlananlar protein, kalsiyum ve demir bakımından zayıf düşerler. Bu tür durumlarda takviye şarttır. Doğru bir takviye için vejetaryen anne adayları muhakkak doktorlarına bu konu ile ilgili danışmalıdırlar.

Vitamin ve mineraller ile ilgili bilinmesi gerekenler:
Her türlü vitaminin fazlasının ciddi zararlara yol açabileceğini belirtmekte fayda var. En sağlıklı beslenme yöntemi her türlü besini yeterli derecede tüketmektir. İhtiyaç olmadığı halde bir besinden fazla tüketmek faydasız yada zararlı olabilir.
Günümüzde sağlıklı bir yaşam ve dolayısıyla sağlıklı bir hamilelik pek çok şeye dikkat etmeyi gerektiriyor. Farkında olduğumuz zararlı alışkanlıkların yanında zararlı olduğunu bilmediğimiz pek çok ürünün de içeriğininden haberdar olmamız ve dikkatli bir yaşam sürmemiz gerekiyor. Alışkanlıklarımızı daima gözden geçirmemiz ve zararlı gördüklerimizi yaşamımızdan uzaklaştırmamız çok önemli.
Alkol ve sigara gibi zararları ortada olan maddelerin dışında da kimi maddeler gebeliğe hazırlanma ve gebelik dönemine olumsuz etkiler.

Kafein
Kahve, çay ve kola gibi içeceklerde bulunan kafein maddesinin çok tüketildiği hamileliklerde kusurlu gebeliklerde gözle görülür bir artış gözlenmektedir. Kafeinin vücuttan atılması hamileliklerde daha da uzar. Dolayısıyla bu maddenin zararı aynı oranda artmaktadır. Gebelik öncesinde bu maddenin tüketimini azaltmak önemlidir. Kafein bağımılık yaratan bir madde olduğundan dolayı bu maddenin azaltılması aslında yaşam tarzında bir değişiklik manasına gelir. Gebelikte en az seviyeye indirecek şekilde kademeli bir şekilde azaltılması daha kolay bir yöntem olacaktır.
Kimi bağımlılar için kafeinsiz ürün kullanmak akla ilk gelen çıkar yol gibi gözüksede yapılan araştırmalar bu konuda tadımızı kaçırıcı bazı bilgiler vermektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan bu deneylerde kafeinsiz kahvenin yavru gelişimini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Buna yol açan etken maddelerin kafeinden arındırma sürecinde kullanılan maddeler olduğu düşünülmektedir.
Suni Tatlandırıcılar
Aspartam ve diğer yapay tatlandırıcılar bir çok diyet gıda ürünleri ile birlikte yaygın olarak tüketilmektedir. Gebelikte bu tür maddelerin kullanımının zararları ile ilgili çok fazla çalışma yoktur. Etkileri yeterince bilinmeyen bu maddelerin tüketilmesinin de mümkün olduğunca azaltılması gerekir. Özellikle hamilelikte kilolarından dolayı sıkıntı yaşayan anne adayları diyet yaparken bu konuda hassas davranmalıdır.
Suni tatlandırıcılara hassas kimi bünyelerin (fenilketonüri-FKU- hastaları) gebeliklerinde bu hassasiyet göz önünde bulundurulmaz ise bu maddeler vücut tarafından sindirilirken dönüştükleri kimi maddeler bebeğe zarar verebilmektedir. Bu zarar ağır zihinsel gerilik olarak ortaya çıkabilir.
Katkı Maddeleri
Özellikle hazır gıda ürünlerinde besinlerin tazeliğini korumalarını sağlayan katkı maddeleri kullanılır. Gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde vücutta bu maddelerin birikimini önlemek gerekir. Sebze ve meyvalarin büyümesi esnasında kullanılan böcek ilaçlarını ve gübrelerin içerdiği kimyasalları gidermek için bol su ile yıkanmaları gerekir. Bu konu zaman zaman unutulan ama önemle üzerinde durulması gereken bir şeydir.

GDO lu Ürünler
GDO lu ürünler yakın zamanda çok tartışılan ve tartışılmaya daha uzun zaman devam edilecek olan kendi başına bir konu başlığı aslında.Pek çok makalede bu ürünlerin bırakın gebeliği, herhangi bir insanın dahi sağlığına vereceği zararlar anlatılmakla bitmiyor. Gebelikde de bebeklerin düşürülmesine dahi sebep olabileceğinden bahsedenler var. Buna karşın bu ürünlerin savunucusu kimi kesimler de bunların böyle büyük zararları olmadığını iddia ediyor.
Bu konuda bizim tavsiyemiz; genetiği ile oynanmış ürünleri hayatımızdan tamamen uzaklaştırmamız yönünde. Kendinizi ve bebeğinizi boş yere risk altına almanıza gerek var mı? Tabi bu ürünlerden uzak durmamız için bu ürünleri tespit edebiliyor olmamız gerekiyor. Bu da ayrı bir araştırma konusu elbette.
Meyva ve sebzeleri mevsiminde yemek gdo lu ürünlerden korumasa bile kimi diğer zararlı hormonlardan koruyabilir. Tabi kış vakti karpuz aşeren bir anne adayına ne denilebilir ki
Kimi doğal bitki çaylarının da gebelikte zararlı etkileri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bunlardan da gebelik süresince uzak durmamız yada bunlardan hangilerinin bize zararlı olabileceğini doktorunuza danışmanızda fayda var.
Günümüzde hamile bir bayan için ne kadar da çok dikkat edilmesi gereken konu var değil mi? Acaba 500 yıl önceki gebelerin beslenme le ilgili bu kadar sorunları var mıydı?
Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi sigara gebelik ihtimalini azaltan ve bebeğin sağlıksız olmasına neden olan bir etkendir. Pasif içiciliğin de sigara kullanmak gibi zararları olduğu ve gebeliği olumsuz olarak etkilediği bilinen bir gerçekdir. Sigaraya dolaylı yollardan maruz kalan annelerin bebeklerinde doğum ağırlığı düşük olarak takip edilmektedir. Bundan dolayı gebeliğe hazırlanan yada gebe olan bir bayanın öncelikle ortamını gözden geçirmesi, eşlerin de bu konuda anne adaylarına destek olmaları ve eğer içiyorlarsa sigaraya bir süre ara vermelerigerekmektedir.

Alkol Kullanımı
Gebeliği etkileyen bir diğer önemli husus da alkol kullanımıdır. Vücudu gebelik öncesinde ve gebelik esnasında alkol kullanımından kaçınılması gerekir. Alkolün gebeliğe etkisi bebeklerde doğumsal anomali olarak görülmektedir. Alkol kullanımı esnasında alkolü az miktarda, sulandırarak yada yiyeceklerle alarak etkilerini hafifletmeye çalışsanız bile vücuda giren alkol bebeğe de ulaşır.
Hamilelikte alkol kullanımının gebeliğe önemli etkileri aşağıdaki gibidir:
Özellikle fazla miktarda alkol tüketen bayanların gebe kalmadan evvel alkol kullanmayı bırakması çok önemlidir. Bu konuda bilimsel otoriteler herhangi bir miktarı zararsız olarak tanılamamışlardır.
Gebelik ihtimalini arttırmak için adet döneminin ikinci yarısından itibararen alkol kullanımını kesmek gerekir.
Küçük keyifler için büyük üzüntüler yaşamaya gerek var mı sizce? Elbette alkol bağımlılığı olan bir insan için durum çok daha zorlu. Ancak eğer dünyaya bir bebek getirmeye karar verdiyseniz onun sorumluluğunu almaya daha o doğmadan başlamak zorundasınız. Alkol bağımlısı olan bir anne adayı böyle bir durumda kalmaktan dolayı üzüntü yaşamamalı. Onun yerine bağımılığından kurtulması için ona verilmiş bu büyük sorumluluğu ikinci bir şans olarak değerlendirmeli

Gebelik öncesi dönem, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmeniz için kendinizi fiziksel olarak hazırlamanız gereken bir dönemdir. Bu dönem ayrıca anne ve babanın bebek fikrine ısınabilmeleri ve bu döneme duygusal olarak hazırlanabileleri için iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.
Yumurtanın döllenmesi ile başlayan gebelik, hücrelerin hızla bölünerek çoğaldığı geri dönülmez bir süreçtir. Gebelik ile hücreler farklılaşarak organları oluşturacaktır. Bu süreçte bebeğin sağlıkla gelişebilmesi için gebelik öncesi birkaç ay anne adaylarının dikkat etmesi gereken bazı hususlar olacaktır.
Bu yazı dizisinde gebelik öncesi yapılması gerekenleri derlemeye çalışacağız. Anne baba olmaya karar veren çiftlerin bu yapılması gerekenleri yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri gebelik ihtimalini arttırırken bebeğin de sağlıklı gelişmesini sağlar. Ayrıca bu dönem anne olmak yada baba olmak fikrinin içselleştirilebileceği bir dönemdir. Bu hayat tarzı değişikliği bu yeni fikrin daha iyi kavranabilmesi için bir fırsattır.
Sigara Kullanımı
Gebeliğe hazırlık dönemi sigarayı bırakmak için iyi bir dönemdir. Sigaranın pek çok zararına rağmen kimi annelerin içmeye devam ettiği bir gerçektir. Sigaranın gebelik sürecine ve bebek sağlığına olan zararları sigara kullanan annelerin gözardı ettiği, akıllarına getirmek istemedikleri bir gerçektir.

Sigaranın gebelik sürecine etkileri aşağıdaki gibidir:
Bununla beraber çoğu kadın anne olacaklarını öğrenir öğrenmez sigaradan soğumaktadır. Dolayısıyla hamilelik bu zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için çok iyi bir fırsattır.

Hamileliğinizn 34-35. haftalarına gelmişseniz artık doğuma her an hazır olmalısınız. Dolayısıyla da hem bebeğinizin hem sizin hem de yanınızda kalacak eşiniz ise eşinizin ihtiyaç duyacaklarını bir çantaya koymalısınız. Hastane çantası hazırlamak gözde büyütülecek birşey değil ancak çok iyi düşünülmesi gereken bir konu. İşte size hastane çantanızı hazırlamanızda yardımcı olacak bir liste:
*Bebeğiniz için bol bol body ve tulum (Bazı hastaneler kendileri temin ediyorlar, bu konuyu önceden hastane ile görüşmenizde fayda var, eğer karşılıyorlarsa sadece hastane çıkış kıyafeti almanız yeterli olur)
*Çorap, eldiven, başlık
*Mevsime göre yelek ya da hırka
*Mevsime göre battaniye ya da pike (Hastane çıkışında özellikle ihtiyacınız olacaktır)
*Mendil veya tülbent (hem bebeğinizin ağzını silmek hem de bebeğinizi omzunuza dayarken kullanmak için)
*PiÅŸik kremi
*Birkaç tane yenidoğan bebek bezi (çıkışta yolda ihtiyacınız olabilir)
*Biberon (Sütünüzü sağmanız gerekirse diye)
*Hastane çıkışı için araba koltuğu ya da portbebe
*Kendiniz için en az 2 adet gecelik ve sabahlık
*Bol bol iç çamaşırı (sütyenleriniz emzirme tipi olsun)
*Çorap
*Rahat bir terlik
*Göğüs pedi
*Göğüs ucu kremi
*Diş fırçası ve macunu
*Şampuan, saç kremi
*Tarak, saç fırçası, el aynası
*Kırmızı kurdela
*İsteğe göre havlu ve bornoz
*Makyaj çantası (dudak nemlendiricisine de ihtiyaç duyabilirsiniz)
*Sigorta Evrakları
*FotoÄŸraf makinesi ve/veya kamera ve ÅŸarj aletleri
*İsteğe göre göğüs pompası (sütünüzü sağmak gerekirse ve hastane sağlamıyorsa)
* Temiz ve rahat kıyafet (hastane çıkışınız için)
*Kirli çamaşır torbası
*İsteğe göre ziyaretçilere verilecek bebek şeker ve çikolataları
*El çantanız (cüzdan, cep telefonu, kimlik vs.)
*Refakatçiniz eşiniz olacak ise rahat bir eşorfman takımı, yedek iç çamaşırı, pantolon, gömlek, terlik, traş çantası, diş fırçası
<!–8261218a61b9325da69118f7a1dbf0ec–>

Kimi zaman aniden kimi zaman da zorlu bir yolun sonunda gelir o haber. Hayatınızdaki büyük değişimlerin habercisidir aslında küçücük plastik bir hamilelik testi aparatı. Peki o testi yaptırmadan önce yok mudur bir belirti?? Elbette var. Hamile bir kadının kendisinin de fark edebileceği bu belirtilerin bir kısmı toplumda da çok iyi bilinir. Bulantı, bazen kusma, şişkinlik ve elbette beklenen adetin başlamaması vb.
Tüm bu belirtileri derli toplu olarak sıralayacak olursak:
Bu belirtilerin görülmesi kesin olarak gebe olduğunuz anlamına gelmez. Ancak kendisinde bu saydığımız belirtileri fark eden gebe adaylarının bir test yaptırmaları faydalı olur. Peki nedir bu testler?
Heyecanın doruk noktası; hamilelik testi
Â
Hamilelik testleri, gebelik esnasında salgılanan kimi hormonları vücutta algılayarak hamileliği tespit eder. Bu hormonlar en kolay kan veya idrar yoluyla tespit edilebildiğinden dolayı hamilelik testleri, kan testi ve idrar testi olmak üzere ikiye ayrılır. İdrar testi daha ucuz bir yöntemdir ancak bahsi geçen hormonların idrara daha geç ulaşması gibi kimi teknik konulardan dolayı kan testine kıyasla daha güvenilmezdir. İyi bir labarotuarda yaptırdığınız kan testi oldukça kesin bir nitelik taşır.
İşi yokuÅŸa sürmek gibi olmasın ama her iki test uygulaması birden hamile olduÄŸunuzu söylesede doktorunuzun bunu onaylaması en doÄŸru sonucu verir. Hamilelik belirtilerini tıpatıp  yaÅŸayan pek çok bayanın “yalancı hamilelik”  sebebiyle hevesinin kursağında kalmış olduÄŸu bir gerçektir.
Arzu eden herkesin en güzel zamanlarda o kutlu mutluluğa erişmesi dileğimizle
Â
Â
Â
Â

Ulturason icad olmadan evvel cinsiyetlerin doÄŸumdan önce belirlenmesi bazı hurafe yöntemlerle olurdu. Bunların kimisi günümüze kadar gelmiÅŸtir. “Ye ekÅŸiyi doÄŸur ayÅŸeyi, ye tatlıyı doÄŸur atlıyı” atasözü veya karnı yuvarlak ise kesin erkektir tezi gibi…Bunların belli bir oranda gözleme dayandığını düşünürsek bilimsel bir tarafının da olduÄŸunu kabul etmemiz gerek. Ancak her halde bunların kesinliÄŸini bilimsel yöntemler ile karşılaÅŸtırmamız mümkün deÄŸil. Lakin henüz kaynağı bile belli olmayan bir cinsiyet belirleme yöntemi varki yüzlerce yıllık bir birikimi olduÄŸu iddiası ile ortaya çıkıyor; Çin Takvimi.
Etrafımızda “çin takvimine göre…” diye baÅŸlayan ve hayretler içinde bırakan cümleler duyarız. Erkek demiÅŸ erkek olmuÅŸ, kız demiÅŸ kız olmuÅŸ. Bunun bir denk gelmeler zinciri mi yoksa gerçek mi olduÄŸunu tespit edebilecek herhangi bir bilimsel yöntem henüz mevcut deÄŸil. Ancak bir bakmakta fayda var elbette. 5000 yıllık Çin gözlemi böyle diyorsa vardır her halde bir bildiÄŸi.
Annenin yaşına ve hamile kaldığı aya göre sonuç çıkartan çin takvimini aÅŸağıda deÄŸerlendirmelerinize sunuyoruz. Kim bilir belkide etkili bir yöntemdir ve muradınıza erersiniz. Ancak unutmayın, sizin için en büyük murad saÄŸlıklı ve hayırlı bir evlattır…En çok bunu dileyin.


Gebelik esnasında vücutta oluşan başkalaşımlardan sorumlu olan başlıca hormon prolaktindir. Prolaktin, hipofiz bezinin ön lobu tarafından salgılanan iç salgı hormonudur. Gebelik sırasında öbür içsalgı hormonları tarafından tam olarak gelişmeleri sağlanmış meme bezlerinden süt salgısını uyaran prolaktin, öbür hipofiz maddeleri olmaksızın etkisini gösteremez.
Süt salgısını uyarmasının yanı sıra, cinsel bezleri, gonadotropin salgılanmasını, böbreklerden su, sodyum ve potasyum atılmasını da etkiler. Aşırı salgılanması, böbreklerde çeşitli bozukluklara yol açabilir.
Bilim insanları annelik duygusunu da bu hormona bağlamaktadır. Ancak annelik duygusunu alelade bir hormona bağlamaktansa bu hormonun o yoğun duyguların bir neticesi olarak düşünmek ve asıl olanın kaynağı kestirilemeyen o güzel duygunun gizemli kalması anneler için daha kabul edilebilirdir. Dünya üzerinde kimi olaylar kesinlik kaldıramazlar. Mesela aşk kaç kişi tarafından ölçülebilir bir büyüklük olarak tanımlanabilir. Oysa ki oda bir hormonsal değişim neticesinde gözlenen davranış değişikliği plarak tanımlanmaktadır. Gelin bunu Leyla ile Mecnuna anlatın
Annelik de kimi maddi ölçülere sığmayan yoğunlukta bir başkalaşımdır.
Bilimin hala bilmediği şeyler olduğunu düşünmek sanırız biz annelein en büyük tesellisi, öyle değil mi??