<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelere Özel</title>
	<atom:link href="http://www.annelereozel.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annelereozel.com</link>
	<description>Annelik ve Bebek Bakımı Hakkında Bilmek İsteyecekleriniz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 11:55:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>TEB&#8217;den Sinema Severlere Kaçırılmayacak Bir Fırsat</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/tebden-sinema-severlere-kacirilmayacak-bir-firsat/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tebden-sinema-severlere-kacirilmayacak-bir-firsat</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/tebden-sinema-severlere-kacirilmayacak-bir-firsat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 11:55:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[internet şubesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1322</guid>
		<description><![CDATA[14 Şubat’a kadar İnternet Şubesi’ni kullanan TEB müşterileri birbirinden özel hediyeler kazanıyor. TEB, sevgililer gününe kadar süren kampanyasında İnternet Şubesi’nden işlem gerçekleştiren müşterilerine çekilişle çok özel hediyeler veriyor.  20 şanslı İnternet Şubesi kullanıcısı üç boyutlu Samsung Smart TV, Samsung 5+1 Blu-Ray ev sinema &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/tebden-sinema-severlere-kacirilmayacak-bir-firsat/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>14 Şubat’a kadar <strong><a href="http://www.teb.com.tr/">İnternet Şubesi</a></strong>’ni kullanan TEB müşterileri birbirinden özel hediyeler kazanıyor.</p>
<p>TEB, sevgililer gününe kadar süren <strong><a href="http://www.teb.com.tr/bireysel/kampanyalar.aspx">kampanyasında</a></strong> İnternet Şubesi’nden işlem gerçekleştiren müşterilerine çekilişle çok özel hediyeler veriyor.  20 şanslı İnternet Şubesi kullanıcısı üç boyutlu Samsung Smart TV, Samsung 5+1 Blu-Ray ev sinema sistemi, beş adet DVD ve sinema ambiyansı sağlamak için 10 tane de patlamış mısır kazanıyor.</p>
<p>14 Şubat’a kadar TEB İnternet Şubesi şifresi alan müşteriler bir çekiliş hakkı, TEB İnternet Şubesi’nden işlem yapanlar dokuz çekiliş hakkı ve Cep Şubesi&#8217;nden işlem yapanlar ise 10 çekiliş hakkı olmak üzere toplamda 20 çekiliş hakkı kazanıyor!</p>
<p><a href="http://www.teb.com.tr/">www.teb.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/tebden-sinema-severlere-kacirilmayacak-bir-firsat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağlayan Bebeği Sakinleştirmenin 21 Yolu</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-21-yolu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-21-yolu</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-21-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 10:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1315</guid>
		<description><![CDATA[Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren tüm duygularını ağlayarak ifade ediyor. Bazı anlar geliyor ki, tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına rağmen ağlayan bebekler karşısında anneler çaresiz kalabiliyor. Çocuklu hayata dair konulara anne paylaşımlarıyla ve uzman yanıtlarıyla ışık tutan anneysen.com’un uzmanlarından Hamile Danışmanı Hemşire Esra Ertuğrul, &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-21-yolu/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren tüm duygularını ağlayarak ifade ediyor. Bazı anlar geliyor ki, tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına rağmen ağlayan bebekler karşısında anneler çaresiz kalabiliyor. Çocuklu hayata dair konulara anne paylaşımlarıyla ve uzman yanıtlarıyla ışık tutan <strong><a href="http://www.">anneysen.com</a></strong>’un uzmanlarından Hamile Danışmanı Hemşire <strong>Esra Ertuğrul</strong>, ağlayan bebekleri sakinleştirmek için 21 farklı yol öneriyor. İşte, ağlayan bebeği sakinleştirmenin 21 yolu:<span id="more-1315"></span></p>
<p>1.      Sakin olun. Sizin sakin olmanız, bebeğinizi de olumlu etkileyecektir.</p>
<p>2.      Bebeğinizin altını kontrol edin.</p>
<p>3.      Bebeğinizi ateşi olup olmadığını kontrol edin. İlk olarak ensesine bakarak anlayabilirsiniz.</p>
<p>4.      Bebeğinizi emzirin.</p>
<p>5.      Bebeğinizin gazı olup olmadığını kontrol edin. Her emzirmeden sonra mutlaka bebeğinizin gazını çıkarmasına yardımcı olun. Onu rahatlattıktan sonra uykuya geçmesini sağlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>6.      Bebeğinizle beraber yatın. Bazen küçük bebeğinizin size ihtiyacı vardır.</p>
<p>7.      Bebeğinizi kucağınıza alıp, onu dışarıya bakacak şekilde tutmaya çalışın.</p>
<p>8.      Bebeğinize şarkı söyleyerek veya yumuşak sesler çıkararak onu rahatlatmaya çalışın.</p>
<p>9.      Bebeğinizi kucağınıza alıp onunla dans edin. Sizinle beraber olması, teninizin teması onu rahatlatabilir. Kendini sizin yanınızda güvende hissedecektir.</p>
<p>10.   Bebeğinizi sallayın. Bunu kucağınıza alarak yapabilirsiniz. Bu pozisyon, anne karnındaki pozisyonunu hatırlatacağı için bebeğinizi rahatlatacaktır.</p>
<p>11.   Bebeğinizi soyup vücudunu kontrol edebilirsiniz. Vücudunda kızarıklık var mı? Bebek bezi acaba bacağını sıkıştırmış mı?</p>
<p>12.   Sıcaklık ve su bebeğinizi yatıştırabilir. Bebeğinize ılık su ile banyo yaptırabilirsiniz. İsterseniz suya lavanta yağı ekleyerek lavantanın yatıştırıcı etkisinden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>13.   Bebeğinizin karnına ve sırtına dokunmak onu rahatlatacağı gibi, aranızdaki bağı da arttıracaktır.</p>
<p>14.   Bebeğinize bebe yağıyla masaj yapabilirsiniz.</p>
<p>15.   Bebeğinize emziğini verebilirsiniz. Emme ihtiyacı olduğu zaman da bebeğiniz huzursuz olabilir.</p>
<p>16.   Dış sesleri azaltın. Bazen bebekler dış etmenlerden de etkilenebilirler. O nedenle ışıkları azaltın, televizyonun ya da müziğin sesini kısın. Bunlar bebeğinizi rahatlatabilir.</p>
<p>17.   Yumuşak bir battaniye ile bebeğinizi kundaklamanız, onun sakinleşmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>18.   Bebeğinizi arabayla dolaştırabilirsiniz. Araba yolculuğunun sağlayacağı titreşim ve yatıştırıcı ses bebeğinizin rahatlamasına yardımcı olabilir.</p>
<p>19.   Bebeğinizle dolaşmaya çıkabilirsiniz. Bebek arabasıyla dışarıda yürüyüş yapmak hem sizin, hem de bebeğinizin rahatlamasına yardımcı olabilir.</p>
<p>20.   Ağlayan, özellikle kolik bebeklere elektrik süpürgesi ya da saç kurutma makinesi sesi dinletmek etkili olmaktadır. Bu sesler anne karnındaki dolaşım sesine benzediği için bebekleri rahatlatmaya yardımcıdır.</p>
<p>21.   Ne yaparsanız yapın bebeğiniz halen ağlıyorsa size evde yardımı olan birinden destek alın. Bu kişi eşiniz, anneniz veya bebek bakıcınız olabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/aglayan-bebegi-sakinlestirmenin-21-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makarnalı Omlet</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/makarnali-omlet/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=makarnali-omlet</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/makarnali-omlet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 22:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Lezzet Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar için tarif]]></category>
		<category><![CDATA[makarna]]></category>
		<category><![CDATA[omlet]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1311</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar için hem sağlıklı hem de eğlenceli bir tarif. Görüntüsü de aslında pizzaya benziyor. Yumurta yemeyen çocuklar için de denemekte fayda var. Malzemeleri ve yapılışı itibariyle de oldukça pratik bir tarif. Malzemeler:    1/2 paket bukle makarna    2 sap &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/makarnali-omlet/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çocuklar için hem sağlıklı hem de eğlenceli bir tarif. Görüntüsü de aslında pizzaya benziyor. Yumurta yemeyen çocuklar için de denemekte fayda var. Malzemeleri ve yapılışı itibariyle de oldukça pratik bir tarif.<span id="more-1311"></span></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>   1/2 paket bukle makarna</ul>
<ul>   2 sap taze soğan</ul>
<ul>   1 sap taze sarımsak</ul>
<ul>   1 adet tatlı biber</ul>
<ul>   2 adet sosis</ul>
<ul>   3 adet yumurta</ul>
<ul>   1 kahve fincanı krema</ul>
<ul>   2~3 sap maydanoz</ul>
<ul>   Sıvıyağ</ul>
<ul>   Tuz, Karabiber</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Makarnayı paketin üzerindeki pişirme önerisine uygun olarak haşlayıp süzün.</p>
<p>Yumurta, krema, tuz ve karabiberi bir kasede çırpın.</p>
<p>Tatlı biberin çekirdeklerini temizleyin; ardından ince şeritler halinde kesin. Sarımsak ve soğanı soyup ince ince dilimleyin. Sosisleri dilimler halinde kesin.</p>
<p>Bir tavada sıvı yağı ısıtıp soğan, sarımsak ve biberleri orta ateşte kavurun. Sosis ve makarnayı ekleyip ara sıra karıştırarak 1-2 dakika pişirmeye devam edin. Yumurtalı karışımı iki porsiyon halinde tavaya ilave edin; tavanın kapağını kapatıp kısık ateşte 5-7 dakika pişirin.</p>
<p>Omleti servis tabağına koyun; üzerine tavada kavurduğunuz makarnalı karışımı ilave edin. İnce kıyılmış maydanoz serperek servis edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/makarnali-omlet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süt İçmek Sağlıklı mı?</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/sut-icmek-saglikli-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sut-icmek-saglikli-mi</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/sut-icmek-saglikli-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 21:52:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[inek sütü]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı-yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[süt içmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1306</guid>
		<description><![CDATA[Doğru bilinen yanlışlar artık dile getiriliyor. Sütün insanlar için ana besin maddesi olarak bilinmesi de yanlışlardan birisi. Sağlıksız üretilen, antibiyotik içeren sütler ayrı bir konu ama aslında anne sütü dışındaki sütleri tüketmemiz ne kadar sağlıklı? Doğal hayata bakarsak, insan hariç &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/sut-icmek-saglikli-mi/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Doğru bilinen yanlışlar artık dile getiriliyor. Sütün insanlar için ana besin maddesi olarak bilinmesi de yanlışlardan birisi. Sağlıksız üretilen, antibiyotik içeren sütler ayrı bir konu ama aslında anne sütü dışındaki sütleri tüketmemiz ne kadar sağlıklı?</p>
<p align="left">Doğal hayata bakarsak, insan hariç bütün canlılar sadece kendi anne sütünü yavru iken içer. Sadece insanlar başka bir canlının sütünü tüketmeye devam eder.<span id="more-1306"></span></p>
<p align="left">Bütün canlıların anne sütü sadece kendi yavrusuna uygun özellikli bir besin içeriğine sahiptir. Buzağın hızlı bir şekilde ayaklarının üstünde durabilmesi, kemik gelişimi için emdiği süt güçlü bir protein kaynağıdır.</p>
<p align="left">Anne sütü bebeğin gastrointestinal sistemine uygun olarak farklılık gösterir. İlk günlerde salgılanan kolostrumun protein içeriği ineğinkinden az, yağ miktarı düşük, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum gibi minerallerden ve bebeği enfeksiyondan koruyan hücre antikorlar yönünden zengindir.</p>
<p align="left">Anne sütünde antienfektif olan whey proteinleridir ve bunların bileşenleri α-laktalbumin, laktoferrin (yüksek demir bağlayıcı özellikli), lizozim, immunoglobulinler ve serum albuminidır. İnek sütü ise allerjen olan β-laktoglobulini içerir.</p>
<p align="left">β-laktoglobulin çocukta allerjik belirtilere, solunum sisteminde bozukluk ve döküntülere neden olabilir. Özellikle bir yaşından küçük çocuklara inek sütü verilmemeli, eğer anne emziriyorsa kendisi de tüketmemeli.</p>
<p align="left">Aynı şekilde bir buzağının sütünü pastörize edip verdiğinizde en fazla altı ay içinde ölür.</p>
<p align="left">Gelelim süpermarketlerde bize hazırlanmış güzel ambalajdaki sütlere. Etkili, gerçeği çarpıtan reklamlar, doğal çayırlarda otlayan inekler gibi hepimizin zihnine yüksek kalsiyum kaynağı sütün diş çürüğü, osteoporozu önleme gibi vazgeçilmez bir besin olduğu yerleştiriliyor.</p>
<p align="left">Elbette inek veya keçi sütü kesinlikle zengin bir besin içeriğine sahip ama sadece kendi yavruları için uygun. Demek ki insanlar için faydalı değilse doğal olarak bize kalsiyum ve protein için başka besin kaynakları olmalı.</p>
<p align="left">Yarım litre süt, günlük kalsiyum gereksiniminin yarısını karşılıyor. Kalsiyum için tüketmemiz gerekenler brokoli, lahana, badem, susam, hurma gibi ürünler var. Ayrıca çağımızdaki yeni üretim şartlarında yüksek verim alınması için hayvanlara antibiyotik ve büyüme hormonu BGH veriliyor. Bir inek, yavruladığı zaman yaklaşık 10 günde sekiz litreye yakın süt verirken bu oran takviyelerle günlük 20 litreye yükseltiliyor. Normal miktarın iki katını geçen bu oran doğal olarak ineklerin &#8216;Mastitis&#8217; yani memelerinde iltihaplanmasına sebep oluyor. Bunu gidermek için hayvanlara yine antibiyotik veriliyor ve bu da içtiğimiz süte geçiyor.</p>
<p align="left">Ayrıca bu hayvanlar doğal ortamından uzak, güneş görmeden suni döllenmeyle yavruluyor. Yavru, annenin travma yaşamaması için hemen uzaklaştırılıyor.</p>
<p align="left">Ve o da güneşsiz, biberonla kendi anne sütüne alternatif besinle beslenerek yeni hücre hayatına başlıyor. Yani buzağın içmesi gereken sütü biz insanlar tüketiyoruz. Doğal hayatta ortalama 20 yıl yaşayan inekler bu ortamda stresten dolayı 4-5 yıl sonra verimlilikleri düştüğü için kesimhaneye gönderiliyor.</p>
<p align="left">İnsanların %80’ine lactoz intoleranzından dolayı hazımsızlık yaşatan bu besini neden tüketilmesine ısrar ediliyor. Bunun cevabı hızla artan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını en ucuz imkânlarla karşılama ve ticari çıkarlar.</p>
<p align="left">Vücuttaki mineral eksikliği az süt tükettiğimizden değil; çay, kahve, kola, et, hamur işleri, süt, tereyağı, peynir, krema, sigara ve alkol gibi asitli besinleri tüketmemizden kaynaklanıyor. Bedenimizde meydana gelen asitik ortamı dengelemek için kemik ve kaslardan mineral alınıyor, bu depolar tükenene kadar devam ediyor. Bittiğinde ve nitelikli besinlerle yeni mineral gelmeyince OSTEOPOROSE, POLYARTHRİTİS, diş problemleri başlıyor.</p>
<p align="left">Süt ve süt ürünlerinin kolesterol ve yağ oranı yüksek olduğundan dolayı bu gruptan ürünler fazla tüketildiğinde kilo, cilt kanseri, kalp ve dolaşım hastalıklarına sebep oluyor. Sütün içerdiği yağ, hayvansal protein ve hormon kalıntıları kansere sebep veren maddeler olarak dikkat çekiyor.</p>
<p align="left">Sütün yerini koyabileceğimiz sağlıklı alternatifler soya veya badem sütü ve de özellikle bitki çayları.</p>
<p align="left"><a href="http://www.youtube.com/watch?v=3r-_F6eO8X8&amp;feature=youtube_gdata_player">http://www.youtube.com/watch?v=3r-_F6eO8X8&amp;feature=youtube_gdata_player</a></p>
<p align="left">Burada fazla detaya girmediğim birçok rahatsızlıkları yaşamamak için hayatınızdan süt ve süt ürünlerini çıkarttın veya en aza indirin. Sağlığınız üzerindeki olumlu etkiyi kendiniz hissedin!</p>
<p align="left">Yasemin Başar Öztürk</p>
<p align="left">Alternatif Tıp Uzmanı</p>
<p align="left"><strong><a href="http://www.livingnature.com.tr/" target="_blank">www.livingnature.com.tr</a></strong><br />
<strong><a href="http://www.cayagaci.com/" target="_blank">www.cayagaci.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/sut-icmek-saglikli-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kasko&#8217;da İndirim</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/kaskoda-indirim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kaskoda-indirim</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/kaskoda-indirim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 13:13:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1302</guid>
		<description><![CDATA[Turkcell ile Sigorta Dükkanım’ın birlikte yürüttükleri İşte Kazan kampanyasında, Turkcell kurumsal hat aboneleri satın alacakları kasko poliçelerinde %15 indirim avantajından faydalanacaklar. Kampanyada Turkcell şirket hattı sahiplerinin kasko sigortalarında yüzde 15 indirim hakkını kazanması için SFR80 yazıp 2222’ye kısa mesaj göndermesi gerekiyor. Gelen &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/kaskoda-indirim/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Turkcell ile <a href="http://www.turkiyekonomi.com/kaskoda/www.sigortadukkanim.com">Sigorta</a> Dükkanım’ın birlikte yürüttükleri İşte Kazan kampanyasında, Turkcell kurumsal hat aboneleri satın alacakları <strong><a href="http://www.sigortadukkanim.com/kasko">kasko</a></strong> poliçelerinde %15 indirim avantajından faydalanacaklar. Kampanyada Turkcell şirket hattı sahiplerinin kasko sigortalarında yüzde 15 indirim hakkını kazanması için SFR80 yazıp 2222’ye kısa mesaj göndermesi gerekiyor. Gelen şifre ve gsm numarası www.sigortadukkanim.com kasko sigortası teklif sayfalarında belirtilen alanlara girildikten sonra teklifler indirimli olarak sunulacak.<span id="more-1302"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kasko tekliflerinin hem içeriklerini hem de fiyatlarını karşılaştırabilme imkanı bulunulan sitede, müşteriler istedikleri anda poliçelerini online olarak düzenleyebilecekler. Seçenekler arasından en uygun poliçeyi düzenlemenin sadece 5 dakika sürdüğü <strong><a href="http://www.turkiyekonomi.com/kaskoda/www.sigortadukkanim.com">www.sigortadukkanim.com</a></strong> üzerinden alınan poliçeler, yazıcıdan çıktı alındığı andan itibaren kullanıma hazır olacak.</p>
<p style="text-align: right;"><em>Bu bir reklamdır</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/kaskoda-indirim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Ateşini Yaşına Göre Takip Edin</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/cocugunuzun-atesini-yasina-gore-takip-edin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocugunuzun-atesini-yasina-gore-takip-edin</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/cocugunuzun-atesini-yasina-gore-takip-edin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 12:36:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı ve hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1295</guid>
		<description><![CDATA[Anneysen.com uzmanlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Erdem Uzunoğlu, annelerin ateş konusunda merak ettiği soruları yanıtladı. Uzunoğlu, ateş takibinin çocuğun yaşına göre değişeceğini söyleyerek, hafif veya yüksek ateş durumunda yapılacakların birbirinden farklı olduğunu belirtti. anneysen.com’da yer alan ve 200’den fazla annenin &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/cocugunuzun-atesini-yasina-gore-takip-edin/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneysen.com uzmanlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Erdem Uzunoğlu, annelerin ateş konusunda merak ettiği soruları yanıtladı. Uzunoğlu, ateş takibinin çocuğun yaşına göre değişeceğini söyleyerek, hafif veya <a href="http://www.anneysen.com/default.aspx">yüksek ateş</a> durumunda yapılacakların birbirinden farklı olduğunu belirtti. anneysen.com’da yer alan ve 200’den fazla annenin yanıt verdiği “Çocuğunuz ateşlenince ilk ne yaparsınız?” konulu anketin sonuçlarını da değerlendiren Dr.Erdem Uzunoğlu; ailelerin ateş durumunda hemen doktora gitmeden önce, evde doğru takip yapmaları gerekliliğini vurguladı.    <strong><span id="more-1295"></span></strong></p>
<p><strong>Ateşi çocuğun yaşına göre takip edin.</strong></p>
<p><a href="http://www.anneysen.com/default.aspx">anneysen.com</a> uzmanlarından <a href="http://www.anneysen.com/uzmanlar/cocuk-hastaliklari/dr-erdem-uzunoglu.aspx">Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları</a> Uzmanı Dr.Erdem Uzunoğlu, ateşle konusunda verdiği yanıtlarda öncelikle ateşin ne olduğunu açıklıyor ve vücut sıcaklığının üst sınırın üstüne çıkmasının ateş olarak tanımlanabileceğini söylüyor. İlk olarak koltuk altı için 37,5 °C, kulaktan yapılan ölçümlerde 38 °C değerlerinin ateş kabul edilebileceğini belirten Uzunoğlu, ateş konusundaki yaklaşımın çocuğun yaşına göre fark gösterebileceğini vurguluyor: “1 aylık bebek sadece 38 derece ateşli olduğu halde emmesi bozuksa ve inliyorsa, bu çok acilen hastaneye gitme gerekçesidir. Örneğin 1 veya 2 yaşındaki daha büyük çocuklarda genel durum iyiyse; kusma, karın ağrısı, düşkünlük yoksa 1-2 gün sadece ateş düşürücü vererek izlenip, gerekirse doktora gidilebilir.”</p>
<p>Dr.Erdem Uzunoğlu’nun ateşle ilgili verdiği bilgiler böyleyken, “Çocuklar ateşlendiğinde anneler ilk olarak ne yapıyor?” sorusuna ise anneysen.com’da yer alan anket ışık tutuyor. anneysen.com üyesi bir annenin hazırladığı ve 222 annenin katıldığı ankete göre, annelerin %44’ü çocukları ateşlendiğinde ilk olarak kıyafetlerini çıkararak ılık banyo yaptırıyor. Annelerin %37’si ilk olarak ateş düşürücü şurup kullanırken, sadece %10’u fitili öncelikli olarak tercih ediyor. Anketin seçenekleri arasında, ateş durumunda ilk olarak çocuğun doktora götürülmesi de bulunuyor. Dr.Uzunoğlu, ankette %5 oranında oy alan bu seçenek ateşle ilgili en az tercih edilen yaklaşım olsa da, örnekleri bizzat yaşadığını belirtiyor. Acil olarak gelen 5 yaşındaki bir hastanın ailesinin, ateşin çıkmasıyla birlikte 20 dakika sonra kendisine başvurulduğunu anlatıyor. Yaşadığı bu örnekte, ailenin ateşi ölçmeden çocuklarını hemen getirdiklerini belirterek, ailelerin ateşin tanımı ve ateşli çocuğa yaklaşım konularında bilgi sahibi olması gerektiğinin altını çiziyor. Dr.Uzunoğlu, “Bu örnekte olduğu gibi ateşin takibinde aceleci davranıldığında, ateşli hastalığın tablosu henüz oturmamış oluyor. Bu sebeple ateşin altında yatan nedenler tahlillere henüz yansımamış oluyor ve kesin bir sonuç ortaya çıkmıyor. Hastanın ateşi düşmeyince 2 gün sonra tekrar muayene, tahlil ve yeni ilaçlar gerekiyor…” diyerek, anneysen.com’un anketinde %5 oranında oy alan “hemen doktora götürürüm” seçeneğine de vurgu yapıyor.</p>
<p><strong>Hafif ateş varsa ateş düşürücü için beklenebilir.</strong></p>
<p>Ateşli çocuğun takibi için de bilgiler veren Dr.Uzunoğlu, annelerin çok merak ettiği “ateşi hemen düşürelim mi?” sorusuna ise şöyle yanıt veriyor: “Vücut sıcaklığının 38–39,5º C arasında olması genelde hafif ateş, 39,5ºC’nin üstünde olması ise yüksek ateş olarak kabul edilir. Hafif ateşli çocuk soyulur, huzursuzluğu, morarması veya bitkinliği yoksa aralıklı ölçümlerle beklenebilir. Çünkü ateş yüksekken akyuvar adlı savunma hücrelerinin aktivitesi ile birlikte vücudun savunma gücü de artar. Ancak 39 ºC’nin üzerinde akyuvarlar da gücünü yitirmeye başladığı için vücudun savunma gücü azalmaya başlar. Ateş yüksek kalıyor veya daha yükseliyor ise ilk olarak yaş ve kilosuna uygun dozda ateş düşürücü verilir. Ateşin düşmeye başlayıp çocuğun rahatlaması beklenir. Ateş düşürücü 4–6 saatte bir tekrarlanabilir. Bu arada ateşli çocuk doğrudan buharlaşma yoluyla çok sıvı kaybedeceğinden bol su içirilmelidir. Ateş yine de düşmüyorsa, ılık bir duş aldırıp doktora haber verilmelidir.”</p>
<p><strong>Her ateşlenen çocuk havale geçirmez.</strong></p>
<p>Dr.Erdem Uzunoğlu, ateşin hangi durumlarda tehlikeli olmaya başlayacağını açıklayarak, annelerin çok çekindiği havale konusunda da ipuçları veriyor. Ateş yükselirken titreme, el ve ayaklarda soğuma, dudaklarda morarmanın beklenen belirtiler olduğunu söyleyen Dr.Uzunoğlu, hangi derecede havale geçirileceğiyle ilgili sorulara şöyle cevap veriyor: “Bir çocuk, ateşin derecesi şu olunca havale geçirilir diye bir değer verilemez. 40,7 derecede havale geçirmezken bir başka çocuk her 38 derece ateşlendiğinde havale geçiriyor olabilir. Her ateşlenen çocuk havale geçirmez. Daha önceki ateşli hastalıklar sırasında havale geçirmiş olması, ailede ateşli havale geçiren birinin bulunması, çocukta bir beyin hastalığının bulunması havale riskini arttırır. Ateş sırasında havale tamamen bünyenin eğilimine bağlıdır.”  Dr.Uzunoğlu, “Kaç dereceden sonra havale beklenir sorusuna yanıt vermek imkânsızdır.” diyerek havale konusunda önemli bir soruya açıklık getiriyor.</p>
<p><strong>Dr Erdem Uzunoğlu Kimdir?</strong></p>
<p>Temel tıp eğitimini 1986 &#8211; 1992 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesinde tamamladı. 1997&#8242;de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ihtisasını tamamladı.</p>
<p>1999 &#8211; 2001 arasında o zamanki adıyla Bahçelievler Ömür hastanesinde çalıştı. 2008  Kasım ayından beri Bahçelievler&#8217;deki İstanbul Pediatri Merkezinde çalışıyor.</p>
<p>Bu süre içinde alerjik hastalıklar ve astım konulu kurslara katılıp çok sayıda sertifika aldı. Özel merakları arasında fotoğraf çekmek, su altı sporları, edebiyat ve seyahat sayılabilir. Evli ve 2 kız babasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/cocugunuzun-atesini-yasina-gore-takip-edin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarıyıl Tatili Etkinlikleri</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/yariyil-tatili-etkinlikleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yariyil-tatili-etkinlikleri</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/yariyil-tatili-etkinlikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 16:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gösterileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1289</guid>
		<description><![CDATA[Yarıyıl tatilini çocuklarımız için mümkün olduğu kadar eğlenceli ve eğitici bir şekilde değerlendirmek gerekmekte. Günümüzde çocuklar bu konuda çok şanslı. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlar. Büyük şehirlerde çocuklar için birçok yerde birçok etkinlik düzenlenmekte. Tiyatro ve sinema dışında diğer etkinliklere &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/yariyil-tatili-etkinlikleri/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yarıyıl tatilini çocuklarımız için mümkün olduğu kadar eğlenceli ve eğitici bir şekilde değerlendirmek gerekmekte. Günümüzde çocuklar bu konuda çok şanslı. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlar. Büyük şehirlerde çocuklar için birçok yerde birçok etkinlik düzenlenmekte. Tiyatro ve sinema dışında diğer etkinliklere göz atmakta fayda var.<span id="more-1289"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Mesela çocuğunuzun yaratıcılığının gelişimi için onu atöyle çalışmalarına götürebilirsiniz. Çocuklar için düzenlenen konserler de oluyor. Onu müzeye ya da çocuklar için hazırlanmış sergiye götürebilirsiniz. Çocuklar için sergilenen gösterileri de değerlendirebilirsiniz. Mesela bir sirk ya da akrobasi gösterisi, buz ya da dans gösterileri de olabilir.</p>
<p>Çocuklarınız için en güzel etkinlikleri sizler için derledik:</p>
<p>Atölye çalışmaları <a href="http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=14">http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=14</a></p>
<p>çocuk sergileri <a href="http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=5">http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=5</a></p>
<p>çocuk gösterileri <a href="http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=12">http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=12</a></p>
<p>çocuk tiyatroları <a href="http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=6">http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=6</a></p>
<p>çocuk filmleri <a href="http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=7">http://cicicee.com/cocuk-etkinlik-rehberi.aspx?kategoriId=7</a></p>
<p>Etkinlikler için başka bir adres de <a href="http://www.cocukvizyon.com/">http://www.cocukvizyon.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/yariyil-tatili-etkinlikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genlerimize İyi Bakalım</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/genlerimize-iyi-bakalim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=genlerimize-iyi-bakalim</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/genlerimize-iyi-bakalim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 10:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[2.el ürün]]></category>
		<category><![CDATA[doğal gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı-yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1281</guid>
		<description><![CDATA[Neyse ki, insanlar farklı. Bunun nedeninin genlerimizde yattığını biliyoruz. Dedelerimizin yaşam tarzlarından bize miras kalan iyi özellikleri devam ettirmek ellimizde, kötü özellikleri de uyandırmamak. Çünkü genlerin yanında dış etkiler, örneğin tükettiğimiz gıda veya duygusal stres geçici veya  kalıcı olarak çocukluk &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/genlerimize-iyi-bakalim/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neyse ki, insanlar farklı. Bunun nedeninin genlerimizde yattığını biliyoruz. Dedelerimizin yaşam tarzlarından bize miras kalan iyi özellikleri devam ettirmek ellimizde, kötü özellikleri de uyandırmamak.</p>
<p>Çünkü genlerin yanında dış etkiler, örneğin tükettiğimiz gıda veya duygusal stres geçici veya  kalıcı olarak çocukluk ve yetişkinlik çağındaki insanların genlerini olumlu veya olumsuz etkileyebiliyor. Belki birçoğumuz dış etkileri çok dikkate almasak da, bilmeliyiz ki dış etkenler insan hücresinin üzerinde ciddi bir söz sahibidir. Bu durum fiziksel gücümüzü, hastalıklara karşı direncimizi ve yaşam süremiz gibi özelliklerimizi etkilemekte.<span id="more-1281"></span></p>
<p>Yaşam şekline göre tek yumurta ikizlere bile bakıldığında ilerleyen yaşlarda birbirlerinden farklılık gösterdikleri görünür. Yaşanan yıllar, hücre çekirdeğinde iz bırakıp hücre hafızasına yerleşiyor. Bu sebepten ikizlerin biri Kanser veya Diabet riski taşıyabilirken diğeri taşımıyor olabiliyor.</p>
<p>Bizim büyüklerimizin beslenme ve çevre faktörleri açısından daha sağlıklı bir dönemde yetiştikleri kesin. Günümüzde artan bilim ve teknoloji, faydalarının yanında ciddi toplumsal sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Artık çok bilinçli ve dikkatli olup bize sunulan her hazır besini tüketmememiz gerekiyor.</p>
<p>Yukarda belirtildiği gibi hem yetişme çağında olan çocuklarımız hem biz yetişkinler aslında hastalıklarımızı kendimiz hazırlıyoruz.</p>
<p>Günümüzde artik  &#8217;dengeli her şeyden ama doğru miktarda’&#8217; tüketmek sağlıklı olmak için geçmişte kalan bir yaklaşım. Neden? Artık sağlıklı meyveye, sebzeye ve ete ulaşamıyoruz. Pazarlarda sunulan mevsiminde olmayan meyve sebzeleri ve normal doğal şartlarda yetiştirilmeyen hayvanların etlerini tüketiyoruz.</p>
<p>Şunu artık kesin biliyoruz tükettiğimiz  bütün et çeşitlerin %80 nin  yemleri antibiyotik içermekte.</p>
<p>İlaç endüstrisi bayram ediyor. Avrupa da sağlık, tarım ve araştırma bakanlıkların 2011 Nisan ayında yaptıkları bir çalışma sonucunda  yılda en az 784 ton hayvana antibiyotik verildiği tespit edildi. Ve bu maalesef reçeteli ilaç olarak normalde bize verilen iki katından daha fazla bir miktardır. Bunun bağırsak bakterilerimize etkisi kuşkusuz olumsuz. Bağırsakta bulunan sağlığımız için gerekli bakteri yok ediliyor. Bunlardan biri <em><strong>Lactobacillus bifidus</strong></em><em> bakterisi. Bu bakteri mesela anne sütünde bulunur ve bebeklerin bağırsak florasının oluşmasına yardımcı olur. Kendi sağlığımız için çalışan olması gereken bakteriler olmazsa dışarıdan gelen bizi hasta edenlere karşı korumasız kalırız.</em><em></em></p>
<p>Meyve ve sebzeye gelince ayni şekilde <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=gdo%20&amp;source=web&amp;cd=7&amp;ved=0CE0QFjAG&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.cnnturk.com%2Fguncel.konular%2Fgenetigi.degistirilmis.organizma%2F575%2Findex.html&amp;ei=a_8PT8a8GpKt8QOBxMzaAw&amp;usg=AFQjCNEFazDvv-mwakMCq5SOnaqv5HswbQ&amp;sig2=x0iCTJho4M11Dcm-Z6bh2Q&amp;cad=rja"><em>Genetiği Değiştirilmiş Organizma</em></a> tohumlarından yetiştirilmiş Meyve ve sebzeleri tüketmekteyiz. Bu ne anlama geliyor: 1Bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) deniyor.&#8217; Detaylı bilgi:<strong><a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25018394/">http://www.ntvmsnbc.com/id/25018394/</a></strong></p>
<p>Dünyada bu sebepten arı ölümleri başlamış durumda, arılar ölüyor biz hasta oluyoruz; kanser en başta olmak üzere. Alman bilim adamı <em>Albert Einstein</em>, <em>&#8220;Eğer arılar yeryüzünden<br />
kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme,<br />
bitki, hayvan, insan olmaz&#8221;</em> demişti.</p>
<p>Bu sebepten artık ‘Doğru ve Sağlıklı Beslenme’ nedir sorusu zor cevaplanacak.</p>
<p>Mümkünse güvenebildiğimiz yerlerden doğal besinler alalım. Hazır FAST FOOD gıdalardan uzak duralım. Bize lazım olan canlı besinler; Elma, Havuç, karabaş,…CANLI.</p>
<p>Ama her türlü MİGRODALGA&#8217;dan çıkan ve uzun süre pişirilmiş gıdalar ÖLÜ.</p>
<p>Sonra yemek yemek YUTMAK değil, çiğneyerek yavaş yenilen yemeğe denir.</p>
<p>Hazım ağızda başlar.</p>
<p>Midemizin dişleri olmadığını biliyoruz, sade buna dikkat etmek bile mide rahatsızlıklarını azaltacaktır.</p>
<p>Ayriyeten unutmayalım vücudumuzun %75&#8242;i su, yani bizim günün çoğunu KOLA, KAHVE, ALKOL…değil SU içerek geçirmemiz lazım.</p>
<p>İpucu: gün içinde sıvı tüketimin %75&#8242;i Su olsun! Hücrelerimize, basit ama biliyorum artık zor olan alışkanlıklarla iyi bakalım sağlıklı kalmak kolay değil ama ulaşılmaz da değil.</p>
<p>Çoçuklarımız bizi kopyamızdır, onlara doğu örnek olalım.</p>
<p>Dipl. Ing. Yasemin Başar Öztürk</p>
<p><strong><a href="http://www.livingnature.com.tr/" target="_blank">www.livingnature.com.tr</a></strong><br />
<strong><a href="http://www.cayagaci.com/" target="_blank">www.cayagaci.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/genlerimize-iyi-bakalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annelere Altın Tavsiyeler</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/annelere-altin-tavsiyeler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=annelere-altin-tavsiyeler</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/annelere-altin-tavsiyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 12:10:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1276</guid>
		<description><![CDATA[Ebeveyn olmak, hamilelik döneminden ergenliğe, hayatın her döneminde birtakım becerileri geliştirmeyi gerektiriyor. Anneler farklı dönemlerdeki sıkıntılar için çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor. Psk. Nesteren GAZİOĞLU 2 yaş sendromundan kardeş kıskançlığına, çalışan annenin sıkıntılarından hamilelik ve ergenliğe kadar farklı &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/annelere-altin-tavsiyeler/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebeveyn olmak, hamilelik döneminden ergenliğe, hayatın her döneminde birtakım becerileri geliştirmeyi gerektiriyor. Anneler farklı dönemlerdeki sıkıntılar için çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor. <strong>Psk. <a href="http://www.anneysen.com/uzmanlar/psikoloji/nesteren-gazioglu.aspx">Nesteren GAZİOĞLU</a></strong> 2 yaş sendromundan kardeş kıskançlığına, çalışan annenin sıkıntılarından hamilelik ve ergenliğe kadar farklı konular için annelerin en çok sordukları soruları yanıtladı. İşte <strong>Psk. GAZİOĞLU’dan</strong> annelere ipuçları;<span id="more-1276"></span></p>
<p><strong> “Çocuğuma iyi bakabilecek miyim?” endişesi taşıyan yeni anne-babalar, ebeveyn olmaya nasıl hazırlanabilir?</strong></p>
<p>Hamilelik dönemi sırasında anne baba adayının bebekleri hakkında hayalleri, düşünceleri, tasarımları ağır basarken, bir yandan da kendilerini bekleyen ebeveynlik süreci hakkında düşünceleri oluşur.  Ebeveynlik bir öğrenme sürecidir.  Yeni bilgiler edinerek, deneyerek, pekiştirerek gelişen bir beceridir.  Adayların çocuk gelişimi kaynaklarını okuması, araştırması, ebeveynlik hakkındaki atölye çalışmalarına katılması, uzmanlardan destek alması bu dönemdeki kaygılarını düşüren unsurlardır.</p>
<p>Ebeveyn adaylarının kendi farkındalık düzeylerini geliştirmesi de bu sürece keyifli bir başlangıç sağlar.<strong> </strong></p>
<p>Öncelikle kendilerinden beklentilerine bakabilirler. Ebeveyn olmanın onlar için anlamı nedir?  Nasıl bir ebeveyn olmayı düşünüyorlar?  İkinci olarak, başkalarının onlardan beklentilerini netleştirebilirler.  Başkalarının onlardan beklediği ebeveynlik modeli ile kendi tasarladıkları model arasında fark var mı?  Varsa bu ne gibi sıkıntılar doğurabilir ya da bu farklılık süreci nasıl daha zengin bir paylaşıma dönüştürülebilir? Son olarak, yeni anne-baba adayının başkalarından beklentilerini netleştirmekte de faydalıdır. Böylece ebeveynler gerektiğinde yardım talep edebilir, gerektiğinde de kendi sınırlarını belirleyebilir.</p>
<p><strong>2 yaş önemli bir dönüm noktası. 2 yaş sendromuyla başa çıkmak için önerileriniz neler?</strong></p>
<p>Büyümekte olan bebeklerin bir anda nasıl da değişip; ısrarcı, sürekli itiraz eden, tepki gösteren küçük çocuklara dönüştüğünün gözlemlendiği bir dönüm noktasıdır 2 yaş. Gelişimsel anlamda bakıldığında çok da korkunç olmayan bu dönem, günlük yaşantıya “<strong><a href="http://www.anneysen.com/Uzmana-Sor/Makaleler/Iki-Yas-ve-Iki-Yas-Sendromu-346.aspx">2 yaş sendromu</a></strong>” ya da “korkunç iki” olarak yansımıştır. Korkunç kelimesinin altında yatan, ebeveynlerin şaşkınlığı ve bu değişime karşı nasıl tepki vereceklerini bilememekten kaynaklanan endişedir.</p>
<p>Bu yaş döneminde önemli olan ebeveynlerin sakinliklerini koruyarak, çocuklarına destek olmalarıdır.  “Çocuğumuzun o anda ihtiyacı olan nedir? Duygusal- fiziksel olarak yaşadığı bir stres mi var? Yoksa arzu ettiği bir şeye sahip olamıyor mu?” sorularını kendilerine sormalıdırlar. Öfke ile tepkisini gösteren, itiraz eden, kendisini yere atan bir çocuğa yaklaşım kilit noktadır. Oyuncak mağazasında istediği bir oyuncak için kendisini yere atan çocuk örneğini ele aldığımızda; genellikle ebeveynler çocuğu kucaklayarak oradan uzaklaştırmak veya oyuncağı satın almak gibi yaklaşımlarda bulunmaktadır. Tavsiye edilen ve yine de çocuğa göre şekillendirilmesi önerilen modele baktığımızda; çocuğa sebebi kısa, net biçimde açıklamak ve ardından da öfke fırtınasının geçmesini beklemek gerektiği vurgulanır.  “Bu oyuncağı almadığım için üzgün olduğunu anlıyorum.  Ağlaman bittiği zaman seni eğlendirecek başka ne yapabiliriz bir bakalım”  şeklinde yanıt verip, bir iki adım uzaklaşmak tavsiye edilir.  Bazen bu öfke aşamasında kendine zarar vermemesi için kısa bir sarılma da eklenebilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.anneysen.com/Uzmana-Sor/Makaleler/Kardes-Kiskancligi--Ilk-Cocugu-Anlamak-150.aspx">Kardeş kıskançlığıyla</a> ilgili sıkıntı yaşayan ailelere neler tavsiye edersiniz?</strong></p>
<p>Çoğu zaman biz anne babalar ilk çocuğumuzun kardeşinin olması ve yalnız kalmaması yönünde iyimser hayallerle ikinci bir çocuk isterken; işler gerçekleşmeye başladıkça gerçekliğin bu kadar da kolay olmadığını görürüz. Nasıl ki ebeveynler yeni doğacak bebekleri hakkında tasarımlar yapıyorsa, kardeşi olacağını idrak edecek yaşta olan bir çocuk da kardeşi hakkında hayallere dalar, hatta korkular yaşar.  “Acaba annemle babam onu benden daha çok sevecek mi?” sorularını sorar. Kıskançlık olgusu iki boyutlu gelişir. Anne babanın sevgisinin bölündüğü düşüncesi ve rekabet hissi bu iki boyutu oluşturur. Ebeveynler bazen farkında olmadan bu rekabeti tetikleyebilir.  “Bak kardeşin ne kadar güzel yedi, sen neden böyle yapıyorsun, ablan gibi çalışkan ol” gibi kıyas içeren cümleler, yorumlar, bazen iltifatlar bile aile iletişim havuzuna kıskançlık ve sıkıntı olarak geri dönecektir.</p>
<p>Ebeveynler, çocuklarını eşit sevmek zorunda değildirler. Her çocuğun farklı özellikleri vardır ve bu farklı özellikler çocuklarını ebeveynleri için özel yapar. Ebeveyn, onları eşit sevmek gibi bir beklentinin altına kendini soktukça çocuklar da bu kıyaslamayı yakından takip edecek ve ebeveynin en ufak adaletsizliklerini yakalayacaktır. Ebeveynlere önerimiz; her bir çocuğunu zamanın, sürecin, kendi ruh durumunun, koşulların, çevrenin el verdiği en uygun koşullarda yetiştirmeye çalışmaları ama onları eşitlemeye çalışmamalarıdır. Her çocuk ayrı bir birey olduğu için, onlar da birbirinin aynı olmayı istemeyecektir.</p>
<p><strong>Ergenliğe girmek üzere olan çocuklara nasıl yaklaşılmalı? İletişim kurarken nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Yaşam döngüsü hızla devam ederken, fiziksel ve ruhsal değişimlerin en çok hissedildiği dönem ergenlik dönemidir.  Adım adım yaklaşan ergenlik süreci hem yetişkinliğe doğru ilerleyen birey açısından, hem de “Ona çocuk olarak mı, yoksa yetişkin olarak mı davransak?” sorusuyla kafası karışan ebeveynler açısından oldukça hassas bir dönemdir.</p>
<p>Ergenlik; çocukların birer birey olduğunu, onların da haklarını olduğunu kabullenen, onlara saygı gösteren, fikirlerine önem veren, onları dinleyen ebeveynlerin çok da fazla tedirginlik yaşamadığı bir süreçtir.  Üzerine gelindiğini hisseden ergen ilk olarak iletişimi kopartmaya çalışır. Kendisini geri çekmeye, yalnız kalmaya ihtiyaç duyar.  Emir komuta zinciri diyaloglardan kaçınmak, onun fikirlerini almak ve fikirlerine saygı duymak ergen ile iletişimde önkoşuldur. Bu dönemde artık ergen kendi gücünün farkındadır.  Ebeveynlerin bu dönemde sabırlı olması, ona rol denemesi için hak tanıması önerilir.  Özgürlük tanıyıp sabırla beklerken ebeveynlerin en büyük sorumluğu,  ergenin kendine ve başkalarına zarar vermesini engellemektir.  İletişim teknikleri ve ergenlik süreci hakkında destek almayan isteyen ebeveynlere aile terapileri önerilir. Bu görüşmelerde aile sistemi irdelenerek, tüm aile bireylerinin ellerini taşın altına koyması sağlanarak destek olunur.</p>
<p><strong>Çalışan anneler, kısıtlı vakitlerinde çocuklarıyla nasıl bir ilişki içinde olmalı?  </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.anneysen.com/search.aspx?searchtext=%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan+anne&amp;searchmode=anyword">Çalışan annelerin</a></strong> en büyük endişesi çocukları ile geçirdikleri zamandır.  Çalışan bir ebeveyn çocuğunun ihtiyaçlarını gideren bir kişiye güvenerek işe gider; bu kişi aile büyüğü ya da bakıcı olabilir. Çalışan ebeveynlere önerimiz; bu kişinin fiziksel ihtiyaçları, ebeveynin ise duygusal ihtiyaçları gidermesini yönündedir. Kısıtlı olan zamanı değerlendirirken, çocuklarının kendilerinden beklentisinin ne olduğunu anlamaya odaklanmalıdırlar. Çocuklarına, duygularını çekinmeden ifade etmesi için ortam sunulmalıdırlar. Çocuğun, duygularını bastırmasına izin verilmemelidir.  Duygularını öğrendikten sonra bu duyguların nasıl değiştirilebileceği, birlikte neler yapılırsa kendini iyi hissedebileceği anlatılmalıdır. Çocuğa değer verildiği oyuncaklarla ya da maddi eşyalarla anlatmak yerine duyguları açarak gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Anneysen.com Uzmanlarından Psk. Nesteren GAZİOĞLU kimdir?</strong></p>
<p>Lisans eğitimini Koç Üniversitesi Psikoloji bölümde tamamladı. Yüksek lisans derecesine Yeditepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Fakültesi’nde devam etti. 2005 yılında Psikoterapi Enstitüsü bünyesinde Bütüncül Psikoterapi süpervizyon &amp; eğitim grubuna katıldı. 2010 yılından itibaren Virginia Satir Aile ve Çift Terapisi Enstitüsü ile çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p>Psikoloji alanında kitap redaksiyon, makale ve çevirileri bulunmaktadır. Aile eğitimleri ve bireysel danışmanlık alanında çalışmalarına devam etmektedir.  İletişim, motivasyon ve etkileşim üzerine kurumlara seminer vermektedir. İngilizce terapi alanında da uygulamalarına devam eden Gazioğlu, evli ve iki çocuk annesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/annelere-altin-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Olmak</title>
		<link>http://www.annelereozel.com/anne-olmak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=anne-olmak</link>
		<comments>http://www.annelereozel.com/anne-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 21:04:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>annelere özel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelereozel.com/?p=1270</guid>
		<description><![CDATA[Yasemin Başar Öztürk kimdir? 40 yaşında ve bir erkek çocuk annesi olan Yasemin Başar Öztürk, Berlin&#8217;de doğup büyümüş, mühendis olmuş ve evlilik sebebiyle Türkiye&#8217;ye yerleşmiştir. Bir süre TÜBİTAK&#8217;da çalıştıktan sonra oğlunun dünyaya gelişi sebebiyle oradaki görevinden ayrılmıştır. Öztürk şöyle diyor: &#8230;<p class="read-more"><a href="http://www.annelereozel.com/anne-olmak/">Sonraki Sayfa &#187;</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yasemin Başar Öztürk kimdir?</strong></p>
<p>40 yaşında ve bir erkek çocuk annesi olan Yasemin Başar Öztürk, Berlin&#8217;de doğup büyümüş, mühendis olmuş ve evlilik sebebiyle Türkiye&#8217;ye yerleşmiştir. Bir süre TÜBİTAK&#8217;da çalıştıktan sonra oğlunun dünyaya gelişi sebebiyle oradaki görevinden ayrılmıştır.</p>
<p>Öztürk şöyle diyor:</p>
<p>&#8220;Almanya da yaşarken &#8216;Doğal Ürünler ve Çevrecilik&#8217; okulda başlamak üzeri aşılanan bir konuyken Türkiyede bunun aşırı eksikliğini gördüm. Özellikle çocuk olduktan sonra bunlar sağlıklı yaşam ve ortam daha bir önem kazanıyor. Artik tamamen sağlık, doğal yaşamı destekleyen bir birey olarak Almanyada aldığım 4 yıllık &#8216;Alternatif Tıp&#8217; eğitimi ile bu konular üzerinde profesyonel olarak çalışmaya karar verdim. Temel iç güdümüz beslenme ile başlamak üzeri bize ‘güzel’ ambalaj ile sunulan kimyasal içerikli her türlü seçimlerin yerine koyabileceğim kolay ucuz ve daha sağlıklı seçenekleri tercih etmeliyiz…kendimiz ve sevdiğimiz, değer verdiğimiz ailemiz için.Tercihimiz kronik hastalık yerine SAĞLIK olmalı.&#8221;<span id="more-1270"></span></p>
<p>Anne olmak, çocuk yetiştirmek, sağlıklı yaşam ve daha pek çok konuda bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşacak olan Öztürk, Annelere Özel okuyucuları ile ilk yazısında buluştu.</p>
<p>&#8220;Çocuk doğurmak zor değil anca Anne olmak o kadar kolay değil.</p>
<p>&#8216;Evet&#8217; çocuk istiyorum demek işin kolay kısmı ama onunla beraber değişen hayat düzeni ve gelen sorumluluk aslında tamamen yeni bir hayat şeklinin başlangıcı.</p>
<p>Kadin-Erkek ilişkisine Anne-Baba ilişkisi ve görevi ekleniyor. Bu dönemde belki duygusal açıdan geri adım atmak Erkeğe / Babaya düşüyor. Çünkü Anne Çocuk arasındaki ilişki çok özel ve herşeyin önünde gelen duygusal bir bağdır. Nadiren anne baba karakterlerine bağlı olarak çocuğun babaya daha bağlı olduğu görülür eğer birde üstelik anne emzirmiyorsa.</p>
<p>Bazen erkekler daha şevkatlı sevecen annenin duygusal yerine dolduran babalar olabiliyor.</p>
<p>Bu durum istisna olarak kesinlikle annenin karakteri ve kendi çocukluğu ile alakalı.</p>
<p>Tabii ki çocukların değişik alandaki ihtiyaçlarını her zaman karşılamak özellikle günümüzdeki anneye hiç kolay değil. Bir yanda çalışma mecburiyeti veya kariyer kaygıları bir yanda ona bir süreliğine çok ihtiyaç duyan hanenin yeni ufak bireyi.</p>
<p>Anne baba nasıl bir düzene karar verirlerse versin şu bir gerçek ki sevgiyle yapılan, yaklaşılan her şey daha iyi sonuç alıyor.Günümüzde kadınında çalışma hayatının içinde olması kuşkusuz çocuk olduğunda beraberinde zorlu eksiklikler getiriyor.</p>
<p>Her bebeğin ilk zamanda en temel ihtiyacı annesiyle olmak, bunun zaten en önemli doğal göstergesi emzirmek. Annenin en azından ilk 6 aylık emzirme dönemini bebeği ile geçirmesi kanunlar tarafından kesinlikle desteklenmesi sağlıklı bir yaşamın en temel adımı için bir şart. İleri adım çocuğun istatistik olarak 2,5 yaşında ‘ben, benim, sen’ ile başlayan yaklaşık 500 kelimelik bir dil yeteneği ve tuvalet eğitiminin bittiği döneme kadar beraber geçirmeleri her ikisi için doyurucu ve yeterli olur.</p>
<p>Bundan sonra çocuğun da farklı insanlar ve kendi yaşıtlarıyla olması gerektiğinden ana okuluna gitmesi evde geçirmesinden her acıdan daha sağlıklı olacaktır.</p>
<p>Bunlar ideal şartlar. Aksi durumda başkası ile büyüyen çocuklarda maalesef küçük kafalarında oluşan dünya tablosu bir başka oluyor. Küçük çocukların ilk temasta, beraber oldukları insanlar ilerisi için çok önemli.</p>
<p>Anneanne, babaanne olsa dahi…düşünün siz bile bir zamanlar jenerasyon farkından bazı sorunlar yaşarken bu yeni dünya düzenimizde 40 yıl önceki kuralları ile çocuk büyütmek tabii ki bazı eksiklikleri beraberinde getirecektir.</p>
<p>Her anne kendi şartları çerçevesinde her zaman en doğru tercihi yapacaktır. Ama ne yaparsak yapalım elimiz hep çocuğumuzun üzerinde olmal. Hem bakan kişi, hem çocuk,  Patron Anne sizin olduğunuzu bilmeli. Sevgi ve saygı içindeki ortamlar her zaman sağlıklı bireyler yetiştirecektir.&#8221;</p>
<p>Yasemin Başar Öztürk</p>
<p>Alternatif Tıp Uzmanı</p>
<p><a href="http://www.livingnature.com.tr/" target="_blank">www.livingnature.com.tr</a></p>
<div><a href="http://www.cayagaci.com/" target="_blank">www.cayagaci.com</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelereozel.com/anne-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- Served from: www.annelereozel.com @ 2012-02-06 17:20:50 by W3 Total Cache -->
