
“Sadece birazcık nefes almak istiyorum!!” gibi cümleler çocuk yetiÅŸtirirken pek çok defa sarf edilir. O sizin çok kıymetliniz an gelir, kaçmaya çalıştığınız bir uzvunuz oluverir.(Hele bir de babadan hayır yoksa
. ) Eee ne yapacağız şimdi. Birden televizyon imdadınıza yetişir ve artık çocuğunuz artık uysal bir kedi oluverir. Ne kadar kolay değil mi? Gerçekten bu kadar kolay olması normal mi?
Çoğu anne için çocuk televizyonları birer kurtarıcı olarak görülür. Onların sayesinde anneler kendilerine vakit ayırır, çocuklar sihirli bir şekilde yemekleri dolu dolu yer vs. Ancak çocukların televizyon seyretmesinin kontrol altına alınması pek çok uzmanın hemfikir olduğu bir husustur. İlk başta eğitici olmak gibi masum bir iddia ile çocuğumuzun hayatına girmesine müsade ettiğimiz bu kanalların çok seyredilmesi zamanla çocukların üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.Yetişkin ve çocuk kanallarının zararlı etkilerin bazıları şunlardır:
-Hayal gücünün ve yaratıcılığın azalması
-Oyun oynama becerisinin azalması
-Çözüm üretme becerisinin azalması kolaycılığa kaçan davranışların gözlemlenmesi
-Değer yargılarının sağlıklı olarak gelişememesi
-Yetişkinlerin kaldırabileceği kimi imgelerin çocuklarda korkular geliştirmesi
-Beslenmesine yardım amacıyla seyrettirilen kanalların yarattığı beslenmede farkındalık kaybı ve bunun ilerleyen yaşlarda beslenme bozukluğu olarak ortaya çıkması
-Televizyonda şahit olunan şiddetin çocuklar tarafından taklit edilmesi yolu ile şiddetin içselleştirilmesi
-Ailevi bağların zayıflaması
-Sosyal becerilerin gelişmesinin gecikmesi ve bunun ileride insan ilişkillerinde zayıflığa sebep olması
-0-3 yaş çocuklarda konuşma sürecinin yavaşlaması
-Hormon dengesinde bozulmanın fiziksel sorunlara sebep olması
-Uyku bozukluklarına yol açması
Bu zararların devamını getirmek mümkün. İşin aslı her geçen gün bu konuda yapılan yeni çalışmalar yeni zararları ortaya koymakta. Bilhassa 0-3 yaş çocukların televizyon seyretme alışkanlıkları zamanla gerçek ile kurgu arasındaki ayrımın çocuklarımız tarafından algılananmamasına sebep olmakta. Bu algı kayması ise onların hayatı herhangi bir televizyon kanalını seyreder gibi seyretmesine ve kimi zaman göz temasını bile kurmakta güçlük çekmesine sebep olmakta. Ne acı değil mi? Tamda hayatın asıl kahramanları olduklarını öğrenecekleri vakitte sadece hayatı öylece seyrediyorlar.
Buna mani olmak elbette sizin elinizde, çocuklarınızı televizyona kaptırmayın!
Tags: çocuk teevizyonları, çocukların televizyon seyretmesi, televizyon syretme alışkanlıkları, televizyonun zararları


Ekim 23rd, 2009 at 15:34
buna da katılamıyorum malesef.YeÄŸenim Melike – 18 aylık – kesinlikle tv izlemez, izleyene kapat der, oyun oynar kendi başına ama hala konuÅŸması yok.Kelime üretemiyor, sürekli ilgi halindeler, yemek yemiyor vs…
Kızım ise; çizgi filmlere bayılıyor, yemek zamanı bazen tv izleyerek bazen masa başında yemeklerini yiyor, maÅŸallah herÅŸeyimiz gayet orantılı, uyku saatlerimiz (hastalık dönemleri hariç) gayet iyi yine maÅŸallah diyeyim yoksa bozuluyor hatta bozulmuyo, hiç uyumamaya baÅŸlıyor, oyun kabiliyeti, dikkati, konuÅŸmaya çalışmaları vs…vs… Ne yapmalı – ne yapmamalı bence çocuklarımız bizlere öğretiyor, biz o’nlara deÄŸil.Artık Millenium çağındayız maalesef, eskiler bitti =)
Ekim 24th, 2009 at 02:51
Annelere Özel blogumuza yaptığınız ziyaret için çok teşekkür ederiz. Televizyonun zararları ile ilgili yazdığımız yazı genel olarak bilimsel verilere dayansa da dediğiniz gibi çocuklar her zaman bizi şaşırtmaya devam ediyor. Her ne olursa olsun çocuklarımız bildiğini okuyor. Ama biz anneleri de hafife almayın. Onları zararlı şeylerden korumak hiçbir çağda değişmeyecek doğal bir yetenek bizler için. En büyük yeteneğimiz bu zaten; sevmek. Var mı bir çocuk için anne sevgisinden ötesi:)
Ekim 24th, 2009 at 10:08
Daha önce bu konuda uzun yıllara dayanan bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum. Ancak televizyon un diğer adının aptal kutusu olduğu çok açık. Milenyum a girilmiş olması maalesef bunu değiştirmiyor Mine hanım. En başta çocuğunuzun sizinle tv de dizi seyretme rekabetine girişmemesi için bunu yapmanızda yarar var
Ekim 24th, 2009 at 17:04
Bizim çocukluğumuzda televizyonsuz bir dönem vardı. Son bir iki nesil ise bebekliğinden itibaren televizyon ile haşır neşir.Hatta bizim çocuklarımız kanal sayısının ve televizyonun izlenme oranının bu kadar arttığı bir dönemde büyüyorlar. Bu çok büyük ihtimalle gerçek etkileri yeni yeni gözlemleyeceğimiz anlamına geliyor. Bilim insanlarının bir yerden sonra öngörü sayılabilecek görüşleri ise asıl şimdi sınanacak.Televizyonun zararsız olabileceğini ancak umut edebiliriz. Bunun dışında anneler olarak her türlü kötü etkiye karşı uyanık olmalıyız.
Åžubat 23rd, 2010 at 11:35
[...] saatlerce televizyon karşısından kalkmayabiliyorlar. Televizyonun zararlarını daha önceki bir yazımızda zaten belirtmiştik. Bu yazımız çocukların izlediği televizyon programlarının içeriği [...]