Etiket Arşivi yenidoğan

Her Doğumun Hikayesi Farklı

Doğum, çok mucizevi bir olay. Bebeğin anne karnına düşmesinden itibaren doğuma kadar olan süreç gerçekten çok inanılmaz bir durum. Her anne adayının hamilelik süreci ve doğum olayı birbirinden çok farklı geçmekte. Anne adayları da yaşayacakları bu inanılmaz yolculukta nelerle karşılaşacaklarını bilmedikleri için başka annelerin doğum hikayelerini öğrenmek ister. Sonraki Sayfa »

İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü

 

Sağlıklı bir toplum yaratmanın ilk adımı,  öncelikle bebeklerimize sağlıklı başlangıçlar sunarak atılır.

Nedir sağlıklı başlangıçlar?

Birincisi, bebeklerimize anne karnında sağlıklı bir süreç yaşatmaktır.

İkincisi, onları sağlıklı koşullarda dünyaya getirmektir.

Ve üçüncüsü,  doğduktan sonra ne olursa olsun onları anne sütünden mahrum bırakmamaktır.

Geleceğin sağlıklı bireyleri için bebeklerimizi emzirelim. Anne Sütü’nden onları mahrum etmeyelim.

Anne sütünün yararları

Doğada gereksiz yere yaratılmış hiçbir şey yoktur.  Memeler de memeli türlerin yavrularını beslemeleri için yaratılmışlardır.

Emzirmek, bebeğinize ihtiyaç duyduğu besin maddelerini en iyi bileşim, en iyi koşullar ve en iyi miktarlarda vermesinin yanında size de birçok avantaj sağlar.

Emzirme anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir. Emzirme annede oksitosin adı verilen hormonun salgılanmasını sağlar. Oksitosin hormonu, rahim kasılmalarının ve süt salgısının sağlanması dışında, annelik içgüdüsel davranışlarını yönlendirmeyle de ilgili bulunmuştur.

Emziren annelerin kendilerine güvenleri ve annelikten aldıkları haz daha fazladır.   Her geçen gün ve her geçen ay giderek gelişen ve büyüyen bir bebeği görmek ve bunun kendi verdiği süt sayesinde doyduğunu bilmenin verdiği bir anne için benzersiz bir duygu olsa gerek…

Emzirme, doğum sonrası rahmin toparlanmasını hızlandırır. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonunun yardımıyla rahim gebelik öncesi büyüklüğüne (her ne kadar doğurmuş bir kadında rahim hiçbir zaman orjinal büyüklüğüne geri dönmese de) daha kolaylaşır. Bu da annenin doğum sonrası kanama riskini önemli ölçüde azaltır. Doğum sonrası emzirmeyen annelere de kanamayı azaltmak için sentetik oksitosin hormonunu veya rahmi kasılmaya sevk eden diğer bazı ilaçları daha yüksek dozlarda ve daha uzun süre kullanmak gerekebilir

Emziren anneler daha kolay kilo verirler. Emzirme eylemi annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori arttırır. Bebeklerini tümüyle ya da kısman emzirmeyle besleyen annelerin doğum sonrası birinci ayda kalça çevresi ölçümlerini emzirmeyen annelere göre belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur.

Emzirmek anne için doğal bir sakinleştiricidir. Emzirmek gerçekten de hem sakinleştirici hem de uykuya dalmayı kolaylaştırıcı etkiler yaratır. Bu nedenle annelerin bebeklerini emzirirken uykuya dalmalarına sık rastlanır.

Emziren annelerde demir eksikliğine bağlı kansızlık ortaya çıkma riski azalır. Emziren annelerde doğum sonrası kanama miktarı daha az olduğundan ve emzirmeye devam ettikleri sürece adet görme olasılıkları daha düşük olduğundan bu anneler, doğumda kaybettikleri demir depolarını daha kısa zamanda tekrar oluştururlar.

Emziren annelerin meme kanserine yakalanma riski nispeten daha düşüktür.

Emzirme, şeker hastalığı olan annenin günlük insülin ihtiyacını azaltır.

Emziren annelerde endometriyzis hastalığının ilerleme hızı daha düşüktür.

Emzirmek, annenin ileride yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltır.

Emzirmek annenin ileride endometrium (rahim için tabakası) kanserine yakalanma riskini azaltır.

Emzirme anneyi ileride ortaya çıkacak kemik erimesinden korur.

Anne sütü bebek için en ideal besindir. Her canlının sütü kendi türüne özgü olacak bileşimde yaratılmıştır.

Anne sütü bir çok hastalıktan korur.

Crohn hastalığına karşı korur. Crohn, ciddi sonuçları olabilen bir bağırsak hastalığıdır.

Biberonla beslenen bebeklerin ileri de Tip 1 şeker hastalığına yakalanma riski yüksektir.

Göz enfeksiyonlarından korur.

Anne sütüyle beslenmeyenlerde ileride multipl skleroz ortaya çıkma riski nispeten daha yüksektir. Her ne kadar nedeni tam olarak ortaya çıkarılmış bir hastalık olmasa da, bebekliklerinde anne sütü alanlarda, almayanlara göre daha az görülmektedir.

Kasık fıtığı çıkma riski daha düşüktür. Bilinmeyen bir nedenle anne sütü kasık fıtıklarına karşı koruyucu bir etki göstermektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu daha az görülür.

Solunum yolu enfeksiyonlarından korur.

Astım hastalığına yakalanma riskini azaltır ve bu azalma ileri yaşlara kadar devam eder.

Kulak enfeksiyonu daha az görülür.

İshalle seyreden enfeksiyon hastalıklarına karşı korur.

Bakterilerle oluşan menenjit (beyin zarı iltihabı)  hastalığına karşı korur.

İlerde çıkabilecek ortaya çıkması muhtemel ülseratif kolit hastalığına karşı koruyucudur.

Hemofilus İnfluenza B bakterisiyle oluşan enfeksiyonlardan korur.

Nekrotizan enterokolit hastalığından korur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik reaksiyonların ya hiç görülmediği ya da daha hafif seyrettiği biliniyor.

İçerdiği bazı maddeler nedeniyle bebeği enfeksiyonlara karşı korur, hastalıklara karşı direncini arttırır.

Bileşimindeki uygun protein, yağ, karbonhidrat ve mineraller ile enzimler, bebek için gerekli tüm besini sağlar. Yağ ve proteinin yapısındaki üstün özellikler nedeniyle bebeğin beyin gelişimi için de çok yararlıdır.

Anne sütü bedavadır, mamalar pahalıdır.  Mama kullanımı hem aile bütçesine hem de ülke bütçesine ciddi bir yük getirmektedir.

Anne sütü hemen kullanıma hazırdır ve tazedir.

Emzirmek biberonla beslemekten daha kolaydır.    İlk başta biraz zorlanılmasına karşın, yeterli bilgi ve emzirmenin zamanla getirdiği tecrübe sayesinde emzirmenin aslında çok kolay bir işlem olduğunu anlayacaksınız. Biberon, mama ve diğer ekipmanlarla uğraşmayacaksınız. Isıtma, karıştırma, dondurma vs. gibi işlemler olmayacak. Üstelik bunlar için para da harcamayacaksınız.

Emziren anneler hem zamandan hem de doktor parasından anlamlı bir şekilde tasarruf ederler.

Emziren annenin hangi markanın daha iyi olduğuyla uğraşma derdi yok. Anne sütü hiçbir  zaman birebir taklit edilemez. Bu yüzden emzirmeyen anneler hangi mamanın bebekleri için daha iyi olduğu konusunda oraya buraya koştururlarken, emzirmeye seçen anneler bebeklerinin en iyi “mama”yla beslendiklerinden emindirler.

Emziren annenin “temiz su” bulma endişesi yoktur. Kaynağı belli olmayan sularda kurşun ve alüminyum gibi bebeğinizin sağlığına olumsuz etki edecek maddeler bulunabilir. Bu maddeler kullandığınız suda çok düşük miktarlarda bulunsalar da mamaya karıştırmadan önce sterilizasyon için suyu kaynatma işlemine tabu tuttuğunuzda konsantre hale gelebilirler.

Emziren Annelerin Bilmesi Gerekenler

-Bebeğinizi ilk altı ay sadece anne sütü ile besleyin.

-Eğer mümkünse iki yaşına kadar emzirin.

-Emzirirken çok bol sıvı alın. (su, şekersiz komposto, rezene çayı vs.)

-Vitamin yönünden zengin sebze ve meyveleri bol bol tüketin.

-Hazır gıdalardan uzak durun.

- Kalsiyum yönünden zengin olan besinleri bol tüketin.

-Hazır meyve suları ve gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu için.

-Sigara ve alkolden mutlaka uzak durun.

Halk arasında süt yapar diye bol şekerli komposto, helva, bulgur gibi yiyeceklerin bol tüketilmesi yönünde inanışlar vardır. Bu tür gıdalar fazla tüketildiğinde kilo alımına sebep olmaktadır. Sütünüzün kalitesini ve miktarını arttırmak ve sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için diyetisyenle görüşmeniz daha faydalı olacaktır.

Yenidoğan Bebeğiniz İçin Bazı Tavsiyeler

Hand touching baby

Yakın zamanda başlayan bir uygulamaya göre bebeğinizi bir haftalık olduğunda sağlık ocağına götürüp topuk kanını aldırmanız ve metabolik tarama testlerini yaptırmanız gerekmektedir. Bu testler görülme sıklığı çok fazla olmayan ama olduğunda ise ciddi zeka geriliği ve sağlık sorunlarına yol açan bazı hastalıkları tespit ettiğinden ihmal etmeyin.

15 günlükken D vitamini takviyesine başlamayı unutmayın. D vitamini sağlık ocaklarından ücretsiz olarak temin edilebiliyor.

Bebeğinizin gözlerini her sabah kaynamış ve soğutulmuş suya batırdığınız küçük pamuklarla içeriden dışarıya doğru fazla bastırmadan silin. Her gözü için ayrı pamuk kullanın.

Yenidoğan bebeklerin burunları çok sık tıkanır, bu durumda birer damla serum fizyolojik damlatın.

Bebeğinize banyo yaptırırken önce vücudunu sabunlayın, en son başını yıkayın ki başını üşütmesin.

Bebeğinizin başını durularken ellerinizle kulaklarını kapatmayı unutmayın.

Bebeğinizi emziriyorsanız eğer uyuyorsa bile uyandırıp mümkünse 2 saatte bir emzirin, bu süreyi 3 saatten fazlaya çıkarmayın.

Bebeğinizin altını hazır ıslak mendillerle değil de ıslak pamukla silip kurulayın.

Bebeğiniz kusuyorsa eğer hemen panik yapmayın bütün bebekler az ya da çok kusarlar ancak fışkırtarak kusuyorsa o zaman doktorunuzu arayın.

Bebeğinizin aylık muayenelerini ve aşılarını ihmal etmeyin.

Doğumdan bir ay içinde işitme testini ve bir ay sonra da kalça ultrasonunu yaptırın.

Anne Sütünü Arttırmak

close up view of a baby (6-12 months) breastfeeding

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu anne sütünü arttırmak için günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketilmesini tavsiye etmekte. Ayrıca günde iki öğün yemeklerden önce dereotu da tüketmenin de anne sütünü arttırdığını söylemekte. Saraçoğlu’na göre anne sütünü arttırıcı bir diğer kür ise kuru incir suyu. Yarım litre suya konulan 8-9 adet kuru incir haşlandıktan sonra suyu günde iki kere tüketilir. Saraçoğlu ayrıca bu kürlerin bir hafta süreyle uygulanması gerektiğini ve birden fazla kürün aynı anda uygulanmaması gerektiğini belirtmektedir.

Uzmanlar bolca içilen rezene ve ısıtgan çayının da anne sütünü arttırıcı etkisi olduğunu söylemektedir. Yeşil sebzeler (roka, ıspanaki brokoli vs.), yeşil mercimek ve dut pestili de süt arttırıcı etkiye sahiptir. Anne sütünü en çok arttıranın alkolsüz bira (malt içeceği) olduğu da belirtilmektedir.

Uzmanlar tüm bu belirtilenler dışında günde 3 litre su içilmesini de şiddetle önermektedir.

Bebeklerde Gaz Sancısı

crying baby

Yenidoğan bebeklerde ikinci haftadan itibaren görülmeye başlayan, üçüncü ay bitiminde büyük ölçüde azalan gaz sancısı sağlıklı bebeklerde görülen bir tablodur. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bebeğin sindirim sisteminin tam olarak gelişmemesine, anne sütüne ya da mamaya allerji gibi sebeplere bağlanmaktadır. Genel olarak akşam saatlerinde başlayan hiç bitmeyecekmişcesine süren ağlama krizleri, bebeğin acı çekiyormuşcasına bacaklarını karnına çekmesi ve kızarıp bozarması şeklinde ortaya çıkan kolik anne babalar için çok endişe edici bir durumdur. Oysa bu durum yenidoğanların  birçoğunda görülebilen çok da endişe edilecek bir durum değildir. Sadece biraz sabır ve ilgi gerekmektedir.

Kolik bir hastalık olmadığı için tedaviden bahsetmek doğru olmaz. Ancak gaz sancısını azaltıcı bazı yöntemler uygulanabilir.

* Bebeğin beslenirken hava yutmamasına özen gösterilmeli. Memeyi iyi kavraması sağlanmalı, biberon kullanıyorsa hava yutmasını önleyen biberonlar tercih edilmeli.

* Annenin beslenme düzenini değiştirmesi etkili olabilir. Fasulye, lahana, mercimek, bakla, soğan, baharatlı yiyecekler, süt ve süt ürünleri, kahve, çay, çikolata diyetten çıkarılmalı.

* Ek besinlere erken başlanmamalı.

Bebeğinizde gaz sancısı başladığında onu rahatlatmaya çalışın. Onu kucağınıza alın, şarkılar söyleyin, sırtına yumuşa yumuşak vurarak gezdirin, karnına yumuşak bir şekilde masaj yapın. Gerekirse ılık bir banyo da onu rahatlatacaktır.

Kolik gerçekten sabır gerektiren bir durumdur. Anne için gerginlik yaratabilir. Bu durumda annenin babadan ya da yakın birinden yardım alması iyi olacaktır. Çünkü annenin de psikolojik olarak kendini rahat hissetmesi önemlidir. Unutmayın ki bebekler annenin gerginliğini ve üzüntüsünü hissedebilirler. Bu da bebeğin daha huzursuz olmasına yol açacaktır.

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes